Tromboembolizm nedir, Tromboembolizm ne demek
Tromboembolizm; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüs parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması.
Trombüsten kopan parçalar sonucu oluşan embolusların kana karışarak bir bölgeden diğerine taşınması.
Teknik terim anlamı:
Herhangi bir damardaki trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması.
Tromboembolizm anlamı, kısaca tanımı
Tromboemboli : Trombüsten kaynağını alan kandaki yabancı cisimler. Emboli olgularının% 95'ini oluşturur
Yerinden : Soylu.
Embolus : Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz hâlindeki yabancı cisim. Embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. Tıkaç.
Taşınma : Taşınmak işi.
Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.
Tıkanma : Tıkanmak işi.
Trombüs : Tromboz. Canlıda, fibrin, kan pulcuğu ve hücresel elemanlardan oluşan, oluştuğu noktada damarın veya kalbin iç yüzünün tıkanmasına neden olan kan pıhtısı. Tıkaç.
Diğeri : Ötekisi, başkası.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Kısmen : Bazı bakımdan, bazı yönden. Bütün değil, bir bölüm olarak.
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Kopan : İri kulaklı bir çeşit av köpeği. Zafer kazanan. Ortaya çıkan, harekete geçen.
Tıkan : Yağ tavası. Diken.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Pıhtı : Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.
Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.
Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.
Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Diğer dillerde Tromboembolizm anlamı nedir?
İngilizce'de Tromboembolizm ne demek ? : thromboembolism, thoromboembolism

Bu kısımda Tromboembolizm nedir? Tromboembolizm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tromboembolizm tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tromboembolizm hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.