Tucking türkçesi Tucking nedir
- Kıstırmak.
- Sokmak.
- Kıvrılmak.
- Kıvırmak.
- Tıkmak.
- Tepmek.
- Tıkıştırmak.
- Katlamak.
- Sıkıştırmak.
Tucking ingilizcede ne demek, Tucking nerede nasıl kullanılır?
Tucking in : Tıkınma.
Kentuckian : Kentucky'den veya kentucky'nin (abd).
Kentuckians : Kentuckyli veya kentucky'de ikamet eden kimse (abd).
Tuck away : Gizlemek. Saklamak. Tıka basa doldurmak.
Tuck in : Sokmak. İçine sokmak. Sarmak. İçine tıkmak. Tıkmak. İçeri sokmak. Kıvırmak. İştahla yemek. Sokuvermek. Sokuşturmak.
Tucked : Sokmak. Sıkıştırmak. Tepmek. Tıkıştırmak. Kıvırmak. Kıvrılmak. Katlamak. Kıstırmak. Tıkmak.
Tucked up : Kıvrılmak. Sıvamak. Sarmalamak. Kıvırmak. Katlamak. Sarmak.
Tuck into : Zevkle yemek. İştahla yemek. Ağzını tıka basa doldurmak.
Tucker : Yorgunluk. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Boyun atkısı (kadın). Korse içine giyilen dantel yelek. Plise makinesi. Yormak. Bıktırmak. Şömizet. Tıkıştıran. Bezdirmek.
Tuck up : Kıvırmak. Sıvamak. Kıvrılmak. Katlamak. Sarmalamak. Sarmak.
İngilizce Tucking Türkçe anlamı, Tucking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tucking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drags : Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Geri zekalı tip. Sürüklenmek. Atlı araba. El arabası. Aptal. Trol. Tırmık. Suyun dibini taramak. Direnç.
Claw hold of : Yakalamak. Tutmak.
Cuttles : İstiflemek. Supya. Büyük gözleri ve çıkıntılı vantuzlar ile donatılmış on tane kolu olan kafadanbacaklı. Mürekkepbalığı. İç kabuğu. Paftalamak.
Embed : İyice yerleştirmek. Gömülmek. Yerleştirmek. Gömmek. İçine katmak. İçine oturtmak. Oturtmak. Kakmak.
Creases : Kırışık. Kırışmak. Ütülemek. Katıla katıla gülmek. Katlanmak. Buruşmak. Sıyırmak. Pli yapmak. Kırmak.
Bombarded : Bombardıman yapmak. Üzerine varmak. Yağmuruna tutmak. Soru yağmuruna tutmak. Dövmek. Bombalamak. Topa tutmak. Bombardıman etmek. Gülle yağdırmak.
Crams : Çok çalışmak. Sınav için çok çalışmak. Tıkınmak. Tıka basa yemek. Tıkamak. Semirtmek. Sınava hazırlamak. İnekletmek. Tıka basa doldurmak.
Poignant : Üzücü. Keskin. Yakıcı. Şiddetli. Kuvvetli. Acı. Dokunaklı. Delici. Etkili.
Cramp : Kasınç. Hareketi kısıtlamak. Kenetlemek. Engel. Engellemek. Kramp. Engel olmak.
Pantyhose : Külotlu çorap.
Tucking synonyms : knee hi, rayon stocking, support stocking, nylon stocking, christmas stocking, support hose, boothose, scout, bites, engrafted, besets, hoofing, moving, get there, astringes, bend, embeds, huddle, cooping, spurn, crook, engrafting, bite, jams, angle, collapse, jam in, affecting, cram into, crisp, squeezes, coop up in, huddling.
Tucking zıt anlamlı kelimeler, Tucking kelime anlamı
Unmoving : Hareket etmeyen. Devinmeyen. Sakin. Hareketsiz. Kımıldamayan. Heyecansız.
Adequate : Elverişli. Ehven. Yeterli. Yeter. Münasip. Kifayetli. Kafi. Uygun.

Bu kısımda Tucking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tucking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tucking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tucking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.