Turbelarya nedir, Turbelarya ne demek
Teknik terim anlamı:
Yassı solucanlar (Platyhelminthes) şubesinden, yaprak biçiminde olan vücutları yumuşak ve kirpikli derili, ağızları karın bölgesinde bulunan, etçil, gözleri, dokunaçları ve statosistleri bulunan, deniz, tatlı su ve nemli yerlerde yaşayan bir sınıf.
Turbelarya anlamı, tanımı
Yassı solucanlar : Tenya ve kelebek asalağı gibi, vücutları yassı ve uzun olan solucanlar takımı
Platyhelminth : Yassı solucanlar.
Yassı solucan : Alttan ve üstten basık, bilateral simetrik, bölütsüz, vücut boşluğu, trematodlar hariç sindirim sistemi, iskelet, solunum ve dolaşım sistemleri bulunmayan, anüsleri oluşmamış, kimisi serbest, kimisi asalak yaşayan, asalak olanlarda döl değişimi ve başkalaşım görülen, vücut yüzeyi tegumentle kaplı, boşaltı sistemi olarak görev yapan bir protonefridyuma sahip, genellikle hermafrodit olan, türbelarlar (Turbeleria), trematodlar (Trematoda), şeritler (Cestoda) olmak üzere üç sınıfı içine alan bir bölüm, yassı kurtlar. 2. Platyhelminthes şubesinde bulunan herhangi bir üye.
Solucanlar : Halkalılardan, yer solucanı, tenya, askarit gibi vücutları uzun, yumuşak ve ayaksız hayvanları içine alan takım.
Statosist : Statolitlerin içinde bulunduğu kesecik.
Kirpikli : Herhangi bir nitelikte kirpiği olan. Üzerinde kirpik veya kirpiğe benzer uzantılar olan.
Tatlı su : Acı veya tuzlu olmayan, içilebilen su.
Dokunaç : Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı.
Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Kirpik : Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.
Derili : Derisi olan. Deri ile kaplanmış olan.
Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
Gözler : Denizli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.
Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.
Yassı : Yayvan ve düz.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Diğer dillerde Tunning anlamı nedir?
Osmanlıca Tunning : akortlamak, akort etmek, akort yapmak

Bu kısımda Turbelarya nedir? Turbelarya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Turbelarya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Turbelarya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.