Turning point türkçesi Turning point nedir

  • Ekonomi, uzay, iktisat alanlarında kullanılır.
  • (bir maçın) kırılma anı.
  • Bis cismin devinme sırasında 180° lik yön değiştirerek geri döndüğü nokta.
  • Milad.
  • Dönme noktası.
  • Dönüm noktası.
  • Dönüş noktası.
  • (bir maçın) kırılma noktası.
  • Çevrimsel bir dalgalanmada ekonominin yönünün değiştiği nokta. krş. dip, doruk.
  • Dönüm çekidi.

Turning point ingilizcede ne demek, Turning point nerede nasıl kullanılır?

Turning : Tornalama. Çevirme dili. Tornacılık. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Yoldan çıkma. Dönüş. Dönemeç. Dönüş yeri. Döndürme. Vücut bölümlerini, eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa, sola yönetme.

Point : Tevcih etmek. Noktalamak. Çıkmak (çıban vb). Çevirmek. Ucunu sivriltmek. Nokta. Sivriltmek. Bitirmek. Doğrultmak (silah). Uç vermek.

Turning about : Yuvarlama. Bir masalın yeni bölgesel değişkininin, tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması, bk. değişkin. Altüst etmek. Vazgeçmek. Geriye döndürmek. Geriye dönmek.

Turning away : Başka tarafa döndürmek. Geri çevirmek. Kovmak. Defetmek.

Turning back : Geri çevirme. Geri dönme.

Turning chisel : Torna kalemi.

İngilizce Turning point Türkçe anlamı, Turning point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turning point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crossroads : Birkaç yolun kesiştiği yer.

Climaxed : Orgazma ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. Zirveye ulaşmak. Doruk noktası. Orgasm olmak. Doruğa ulaşmak. Giderek artmak. En yüksek dereceye varmak. Doruk.

The beginning : Baş. Evrenin başlangıcı. Başlama. Menşe. Başlangıç noktası. Neşet. Evrenin yaradılışı. Başlangıç. İlk adım.

Catastrophes : Afet. Felaket. Felaketle sonuçlanan olay.

End point : Oylumsal çözümlemede, ayarlı derişimdeki tepkenle, belirlenmek istenenin eşdeğer olduğu ve kullanılan belirtecin renk değiştirdiği eşdeğerlik noktası. Nihai nokta. Son nokta. Uç nokta. Nötrleştirme noktası. Son çekit.

Climaxing : Doruk. Doruğa ulaşmak. Doruk noktası. Giderek artmak. Zirveye ulaşmak. Orgazma ulaşmak. Orgasm olmak. En yüksek dereceye varmak. Doruğa ulaştırmak.

Climacterics : Yaş dönümüyle ilgili. Bunalımlı. Kritik dönem. Hassas. Menapozla ilgili. Kritik. Menopoz. Menapoz. Yaş dönümü.

Watershed : Nehir havzaları arası set. Önemli olay. Sınır. Doruk çizgisi. Boşaltma havzası. Su bölümü çizgisi. İki nehri ayıran arazi. İki nehir havzası arasındaki set.

Beginning : Menşe. Başlangıç noktası. Esas. Başlangıç. Başlangıç çekidi. İptida. Başlama. Baş. Kaynak.

Decisive moment : Karar anı.

Turning point synonyms : climacteric, crossroad, climaxes, breakthroughs, cusp, crunch, crisis, crises, climax, breakthrough, catastrophe.