Twists türkçesi Twists nedir

Twists ile ilgili cümleler

English: The treaty has been concluded after many twists and turns.
Turkish: Birçok karışıklıktan sonra, antlaşma sonuçlandırıldı.

Twists ingilizcede ne demek, Twists nerede nasıl kullanılır?

Twists and turns : Bir şeyin tüm ayrıntıları. Bir şeyin girdisi çıktısı.

Entwists : Dolaştırmak. Örmek. Bükmek. Kıvırmak. Sarmak. Burmak.

Intwists : Bükmek. Sarmak. Örmek. Dolaştırmak.

Untwists : Açılmak. Çözmek. Halletmek. Açmak. İplerini çözmek. Çözmek için zıt yönde döndürmek. İplerini ayırmak.

Twist about : Kıvrılmak.

Twist drill : Helezon matkap. Sarmal delgi. Matkap. Spiral matkap. Matkap ucu. Helezoni matkap. Derin kanallı matkap. Helisel matkap.

Twist the facts : Gerçekleri çarpıtmak.

Twist the knife : Yarayı deşmek. Yaraya tuz basmak.

Twist up : Büküp bırakmak.

Twist off : Büküp koparmak. Çevirip açmak.

İngilizce Twists Türkçe anlamı, Twists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bundling : Paketleme. Gruplama. Desteleme. Çıkındaki destek. Bohçalamak. Çıkınlama. Acele ettirmek. Kundaklamak. Paket satış.

 

Spraining : İncitmek.

Cants : Eğmek. Yapmacık konuşmak. İki yüzlülük etmek. Yapmacıklı konuşmak. İkiyüzlülük etmek. Dilenmek. Meyil vermek. Meyletmek. Argolu konuşmak.

Distorts : Kırmak. Saptırmak. Değiştirmek. Bozmak. Biçimini bozmak. Tahrif etmek. Yamultmak. Çarpmak.

Colour : Ton. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Forma. Dış görünüş. Bet beniz. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. Canlılık. Renklenmek.

Sprain : Burkulmayla incinme. İncitmek. Burkulma. Burkulmak (bilek veya ayak vb).

Squirmed : Kıpır kıpır kıpırdanmak. Kıpırdanma. Kıpırdanmak. Kıvranış. Kıvranma. Eğilip bükülmek.

Suffers : Cefa çekmek. Göz yummak. Çekmek. Zarar görmek. Zayiat vermek. Acısını çekmek. Mağdur etmek. Cezasını çekmek. (acı) çekmek.

Crimping : Yarmak (et). Durdurmak. Zorla askere almak. Kıvırcıklaştırma. Askere almak. Kilitleme. Kenar kıvırma. Presleme. Kıvırcıklama.

 

Agonize : Uğraşmak. Can çekişmek. Acı vermek. Eziyet etmek. Istırap çekmek. Kıvrandırmak. Acı çektirmek. Aşırı heyecan ve acı çekmek. İşkence görmek. İşkence etmek.

Twists synonyms : swiss people, belt, gnarling, entwisted, be twisted, move, color, crooking, strains, be bent, cranks, encircles, begird, budge from, turn, crinkling, gnarl, geld, emasculate, crook, garble, coil up, beset, curl, cant, ricked, bends, entwist, castrates, coil, wriggle, buckles, crank.

Twists zıt anlamlı kelimeler, Twists kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak.

Unbend : Rahat hareket etmek. Gevşetmek. Düzeltmek. Teklifsizleşmek. Gevşemek. Açılmak. Rahatlamak. Yumuşatmak. Doğrultmak. Yumuşamak.