Tırlak nedir, Tırlak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sürgün, ishal.
Titiz, her şeye çabuk kızan, sinirli.
1.Kızmış erkek deve. 2.Üç yaşında deve.
Topaç.
[Bakınız: tıyrak].
[Bakınız: tırka].
Çabuk alevlenip sönen dikenli çalı.
Ekime elverişsiz (toprak): Tırlak toprakta ekin olmaz.
Korkak.
Fırlak.
Tırlak tanımı, anlamı
Tırlak olmak : Sürgüne yakalanmak.
Elverişsiz : Uygun olmayan, uygun gelmeyen.
Dikenli : Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.
Sinirli : İçinde sinir bulunan. Kolayca ve çabuk sinirlenen, asabi. Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Fırlak : Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık.
Korkak : Çok çabuk ve olmayacak şeylerden korkan (kimse, hayvan).
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Tıyrak : Korkak. Altı taşlı, verimsiz toprak.
Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.
Diken : Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.
Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.
Titiz : Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).
Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
Elver : Yılan balığı larvalarının metamorfoz geçirdikten sonraki hâli, genç bir yılan balığı yavrusu. Yardımcı ol anlamında kullanılan bir isim.
Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
Tırka : Titiz, her şeye çabuk kızan, sinirli. Sıra, dizi : Fidanları dikerken tırkalı olmasına bakınız. Harman yerinde dövülmek için yapılan sap yığınları. Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.
Fırla : Topaç, değirme denilen çocuk oyuncağı.
Sönen : Islaklık, nem.
Diğer dillerde Tırıvırı ağ anlamı nedir?
İngilizce'de Tırıvırı ağ ne demek ? : parachute net


Bu kısımda Tırlak nedir? Tırlak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tırlak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tırlak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.