Uğralı nedir, Uğralı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Burnunun çevresinde beyaz serpinti bulunan (bebek).

Bol un serpilerek açılmış hamur.

Uğralı anlamı, kısaca tanımı

Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un

Uğralı toprak : Keseksiz, toz toprak.

Uğralık : Uğra yapılmak için ayrılan un. Hamur açmakta kullanılan un.

Serpinti : Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.

Açılmış : Açıklanmış, şerhedilmiş.

Serpin : Un ve tahıl ambarı. [Bakınız: sarpın]. Ambarda tahıl konulan yer. Yağmur. Çorum şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Serpil : Çapaşır sepeti. “İyi geliş, büyü, güzelleş” anlamında kullanılan bir isim”.

Bebek : Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

 

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya).

Bebe : Bebek, küçük çocuk.

Beya : Bayağı.

Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.

Bol : İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

Un : Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri.

Diğer dillerde Ufuk ışıklaması anlamı nedir?

İngilizce'de Ufuk ışıklaması ne demek ? : cyclorama lighting