Uğultu çizgisi nedir, Uğultu çizgisi ne demek

Uğultu çizgisi; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Doğru akım devrelerindeki kent akımıyla çalışan parçalardan dolayı almaç görüntülüğünde ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler.

Uğultu çizgisi tanımı, anlamı

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel

Uğultu : Gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses, uğuldama sesi. Zaman zaman duyulan rahatsız edici, boğuk ses.

Doğru akım : İletken bir devre üzerinde yön değiştirmeyen sürekli elektrik akımı.

Kent akımı : Kentlerde belirli bir merkezden bir elektrik ağıyla dağıtılan elektrik akımı.

Aydınlık : Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

 

Aydınlı : Kabadayıdır, tek başına mahallenin düzenini sağlar. Perdedeki tiplere göre dev boylu olan Aydınlı, "Efe" olarak da anılır. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in yerini alır. Aydın ilinden olan kimse. Batman ilinde, Gercüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Tekman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Ovacık bucağına bağlı bir yer. Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Türk gölge oyununda kabadayı ya da efe tipi. Tek başına mahallenin düzenini sağlar. Efe olarak da perdeye çıkar. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in görevini yüklenir.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.

 

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Karan : Yapışkan ve kokulu yaprağı olan, bodur funda boyunda dikensiz bir bitki. Yaban nanesine benzeyen bir bitki. [Bakınız: karağan]. Kahraman, yürekli. Karanlık.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Görün : Mezar, mezarlık.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Devre : Belirlenmiş zaman dilimi. Çevrim. Ters, yanlış bir biçimde.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Diğer dillerde Uğultu çizgisi anlamı nedir?

İngilizce'de Uğultu çizgisi ne demek ? : hum bar