Uğumlu nedir, Uğumlu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uslu, ağırbaşlı, onurlu, azla yetinen.

Uğurlu, uğur getiren.

Teknik terim anlamı:

Sabırlı, tahammüllü.

Uğumlu anlamı, kısaca tanımı

Uğum : Uslu, iyi düşünen, iyi gören (çocuk için). Kanıklık. İçe kapalılık, durgunluk, suskunluk

Ağırbaşlı : Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

Tahammül : Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma.

Sabırlı : Sabır gösteren, katlanan, sabreden.

Uğurlu : Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.

Onurlu : Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu.

Sabır : Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.

Sabı : Bir yaşından küçük çocuk, bebek. Sahibi, karşılığı sağbısı.

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

Taha : Küçük pencere ya da tavan penceresi. [Bakınız: taka]. [Bakınız: tağ]. Duvara açılmış kapaksız, küçük dolap. İşte. Koyunlara takılan küçük çan. Eski araba. Dıvara açılmış küçük kapaksız dolap. Kur´an-ı Kerim'in yirminci surenin adı.

 

Uğur : Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Onur : İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.

Uslu : Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı. Uysal bir biçimde. Akıllı, zeki.

Diğer dillerde Uğultuönler anlamı nedir?

İngilizce'de Uğultuönler ne demek ? : noiseless, noise suppression, anti-groundnoise, agn