Ultrason nedir, Ultrason ne demek

Ultrason; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yansılanım

"Ultrason" ile ilgili cümleler

  • "Deniz sondajlarında ultrasondan yararlanılır."

Veterinerlik alanındaki anlamları:

20 Herz ile 10 MegaHerz arasındaki olan ve insan kulağının işitemediği ses dalgaları, ultrases.

İngilizce'de Ultrason ne demek? Ultrason ingilizcesi nedir?:

ultrasound

Ultrason hakkında bilgiler

Ultrason veya yansılanım, insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarına verilen addır,İngilizce Ultrasound sözcüğünden oluşturulmuş bir kelimedir,bu kelimde Yüksek ses anlamına gelir.

Ses bir enerji türüdür ve cisimlerin titreşimi sonucunda meydana gelir. X ışınları nın tersine ses elektromanyetik değildir. Ultrases, katı, sıvı veya gaz ortamda akustik bir dalgadır. Sesin iletilebilmesi için bir ortam (madde) gereklidir v yayılımı, bir yerden başka bir yere enerji taşınımı şeklindedir. Ses dalgalarının yayılma hızı, ortamın yoğunluğuna bağlıdır.

Ses dalgaları üçe ayrılır.

Ultrasonik frekanslarda belli bir ortamdaki ses hızı sabit olduğu için Hız = Frekans× Dalga boyu denklemine göre frekans artınca sesin dalga boyu kısalmaktadır. Aradaki ilişki ters orantılı olduğu için sert dokuda ses frekansı 888 MHz'den 3 MHz'ye çıkınca dalga boyu da 0,5 mm'den 1 mm'ye çıkar. Ses şiddeti Watt/cm² birimi ile ölçülür. Pratikte ses şiddeti Bel ile ölçülür (1 B = 10 dB).

 

Ultrason ile ilgili Cümleler

  • Ultrason çektirmeni istiyorum.
  • Eğer sıçanlar ve farelerle sorunun varsa onları ultrason ile korkutup kaçırabilirsin.

Ultrason anlamı, kısaca tanımı:

Yansı : Tepke. Akis. Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Frekans : Sıklık.

Dalga : Geçici sevgili. Dalgınlık. Bir yüzeydeki kıvrım. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Saçların kıvrım genişliği. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Geçici aşk ilişkisi. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Gizli iş, dalavere.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Enerji : Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç.

 

Ultrason cihazı : Ultrasonografik muayene yapmaya yarayan aygıt.

Ultrason enerjisi : Cerrahide ve endüstride kullanılan ses enerjisi. Ses frekansı cm2’ye 10 Watt’dan fazladır.

Ultrason probu : Elektrik sinyalini ultrasonik sese, ultrasonik sesi de yeniden elektrik sinyaline dönüştürerek monitörde görülebilmeyi sağlayan aygıt. Günümüzde ultrasonografi aygıtlarında, sektör, konveks ve lineer prob çeşitleri kullanılmaktadır.

Ultrasonik : Kulağın duyamayacağı kadar yüksek ses, ultrasonik ses dalgalarıyla ilgili olan.

Ultrasonik diş temizliği : Diş taşlarının temizliğinde ultrason enerjisinden yararlanılarak sağaltılması.

Ultrasonik kardiyografi : Kalp ultrasonografisi.

Ultrasonik muayene : Ultrason cihazıyla yapılan muayene.

Ultrasoniks : Ultrasonik ses dalgalarını konu alan bilim dalı.

Ultrasonograf : Ultra ses kullanılarak elde edilen görüntü.

Ultrasonografi : Doku içlerinin görüntülenmesi amacıyla bir ses kaynağından gönderilen ultrases dalgalarının dokulardan yansımalarının görüntü biçimine dönüştürülerek yorumlanması esasına dayanan görüntüleme yöntemi.