Ummaca nedir, Ummaca ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı.

[Bakınız: umma].

Düş kırıklığı.

İmrendiği yemeği, nesneyi elde edememekten kimi organlarda şişme ile oluşan bir çeşit hastalık.

Ummaca anlamı, kısaca tanımı

Umma : Ummak işi

Düş kırıklığı : Çok istenilen veya çok umulan bir şey gerçekleşmediğinde duyulan üzüntü, burukluk.

Üreme organı : Üreme sistemini meydana getiren ovaryum, testis, uterus gibi organların her biri. Reprodüksiyon organı. [Bakınız: üreme sistemi].

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

İmrendi : Ankara şehri, Kazan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kırıklı : Âşığı, dostu olan kötü kadın. İçinde kırık parçaları olan nesne: En eyi pirinç diye aldım, yine kırıklı çıktı. Adana şehri, Çatalan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ankara ili, Gölbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Giresun şehri, Görele ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehri, Kaypak bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.

Şişlik : Şiş (II) olmaya elverişli. Şiş (I).

Lohusa : Yeni doğum yapmış kadın.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

Şişme : Şişmek işi.

Özeni : Özenme işi.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

 

Şişli : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Trabzon kenti, Hayrat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ilinde, Bahçesaray ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Umbra anlamı nedir?

İngilizce'de Umbra ne demek ? : umbra