Undermined türkçesi Undermined nedir

  • Temelini çürütmek.
  • Kuyusunu kazmak.
  • Yıkmak.
  • Bastırmak.
  • Sarsmak.
  • Altındaki toprağı oymak.
  • Dinamitlemek.
  • Altını kazmak.
  • Alttan oymak.
  • Baltalamak.
  • Zarar vermek (yavaş yavaş veya sinsice).

Undermined ile ilgili cümleler

English: Old age has undermined her memory.
Turkish: Onun hafızası yıllarla birlikte zayıfladı.

English: The house was undermined by the flood.
Turkish: Ev sel tarafından yıkıldı.

Undermined ingilizcede ne demek, Undermined nerede nasıl kullanılır?

Undermine a process : Bir işlemi sabote etmek. Bir işlemi baltalamak. Bir işlemi parçalayıp dağıtmak.

Undermine an ability : Bir beceriyi baltalamak. Bir ustalığın altını kazmak. Bir hüneri sabote etmek. Bir kabiliyete zarar vermek.

Undermine an effort : Bir girişimi sabote etmek. Bir çabayı baltalamak.

Undermine : Dinamitlemek. Altını kazmak. Kuyusunu kazmak. Temelini çürütmek. Yıkmak. El altından çökertmeye çalışmak. Baltalamak. Bastırmak. Sarsmak. Altındaki toprağı oymak.

Underminer : Baltalayan veya sabote eden kimse veya şey. Elaltından yöntemlerle zayıflatan kimse. Sabotajcı. Yıkıcı. Huzur bozucu.

Undermines : Altındaki toprağı oymak. Altını kazmak. Alttan oymak. Bastırmak. Sarsmak. Temelini çürütmek. Zarar vermek (yavaş yavaş veya sinsice). Dinamitlemek. Baltalamak. Kuyusunu kazmak.

 

Undermachinery : Büyük tiyatrolarda, sahne altında bulunan ve iner-çıkarlı, döner, kayar sahneleri hareket ettiren aygıtlar bütünü. Alt sahne aygıtları.

The undermentioned : Aşağıdaki.

Undermost : Altta. En altta. Alta. En dipteki. En aşağıdaki. En alta. En alttaki.

Undermanager : İkinci müdür. Yardımcı müdür. Müdür muavini.

İngilizce Undermined Türkçe anlamı, Undermined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undermined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stress : Vurgu yapmak. Sıkıntı. Gerginlik. İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet. Tazyik. Tonlamak. Etki. Sıkıştırmak. Baskı. Üzerine basmak.

Blast : Kavurmak (soğuk veya sıcak bitkiyi). Büyük patlama. Tahrip etmek. Kavurmak (bitki). Kavurmak. Patlatmak. İnfilak etmek. Kavurmak (soğuk). Bangır bangır çalmak.

Buffeted : Boğuşmak. Yumruklamak. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Mücadele etmek. Tokat atmak.

Alleviate : Yatışma. Hafifleme. Dindirmek. Teskin etmek. Yüreğine su serpmek. Azalmak. Hafifletmek. Hafiflemek. İçine su serpmek.

Punctuate : İşaretlemek. Vurgulamak. Lafını kesmek. Noktalamak. Noktalama işaretleri koymak. Sözünü kesmek. Araya girmek. Noktalama işaretlerini koymak. (sözü) ikide bir kesmek.

Assuaged : Dindirmek. Hafifletmek. Yatıştırmak. Dindirilmiş.

Appeasing : Yatıştırıcı. Yatıştıran. Hafifletmek. Yatıştırma. Gönlünü almak. Sakinleştirmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Gidermek.

 

Alleviates : Teskin etmek. Azalmak. İçine su serpmek. Dindirmek. Hafiflemek. Yatıştırmak. Azaltmak. Yüreğine su serpmek. Hafifletmek.

Dash : Fırlatmak. Savurmak. Karalamak. Fırlamak. Dolaştırmak. Atılmak. Püskürtmek. Düş kırıklığina uğratmak. Kısa çizgi. Savrulmak.

Allays : Sakinleştirmek. Azaltmak. Gidermek. Yatıştırmak. Dindirmek. Hafifletmek.

Undermined synonyms : defeat, break, sabotage, allayed, weaken, affects, bear down, hamstrings, sabotages, cripple, appaling, bust up, agitate, afflicting, asswage, hamstrung, dynamites, sap, assuages, confounding, confounds, emphasize, appall, alleviating, axing, undermine, bear against, afflicts, hamstringing, underscore, sapped, chop, emphasise.

Undermined zıt anlamlı kelimeler, Undermined kelime anlamı

Obey : Sadakat göstermek. -e uymak. Riayet etmek. Söz dinlemek. Dinlemek. İtaat etmek. Uymak. Tanımak. Denileni yapmak. Biat etmek.

Adequate : Kafi. Yeterli. Ehven. Elverişli. Kifayetli. Yeter. Münasip. Uygun.