Untangle türkçesi Untangle nedir

  • Karışık bir şeyi açmak.
  • Açmak (karışık bir şeyi).
  • Karışık bir durumdan kurtarmak.
  • Halletmek.
  • Açmak.
  • Düğümü çözmek.
  • Çözmek.

Untangle ingilizcede ne demek, Untangle nerede nasıl kullanılır?

Untangled : Karışık bir durumdan kurtarmak. Düğümü çözmek. Açmak (karışık bir şeyi). Çözmek. Halletmek. Karışık bir şeyi açmak. Açmak.

Untangles : Karışık bir durumdan kurtarmak. Düğümü çözmek. Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. Açmak (karışık bir şeyi). Açmak. Halletmek.

Untangling : Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. Düğümü çözmek. Halletmek. Karışık bir durumdan kurtarmak. Açmak.

Untanned : Bronzlaşmamış. Tabaklanmamış. Yanmamış.

Accountancy : Muhasebecilik. Saymanlık. Muhasebe kuramı. Muhasebe.

Accountants : Muhasebeciler. Muhasebeci. Sayman.

Certified accountant : Yeminli muhasebeci. Yeminli muhasebeci (ingiliz ingilizcesi). Diplomalı hesap uzmanı.

Accountant : Muhasip. Hesap uzmanı. Muhasebeci. Sayışman. Sayışımcı. Sayman. Sayışmanlığı yöneten bu bilim dalında yetkisi olan kişi. Genel anlamıyla sayışmanlıkta aylıkla çalıştırılan ve sayışmanlık işlerini çoğunluğu ile yapabilecek bir yetenekte bulunan kişi.

Cost accountant : Maliyet muhasebecisi.

Accountant general : Bir ülkenin muhasebe şefi. Muhasebe uzmanı. Hazine bakanlığı'nı yöneten ve ulusal bütçenin yönetmekle yükümlü olan kişi.

 

İngilizce Untangle Türkçe anlamı, Untangle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untangle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deal with : İlgili olmak. Ele almak. Hakkından gelmek. Muhatap olmak. İdare etmek. -i idare etmek. Alıp satmak. İle ilgilenmek. -e değinmek. Uğraşmak.

Disengage : Salıvermek. Geri çekilmek (askeri terim). Boşa alma. İlgisini kesmek. Affetmek. Kurtarmak. Kurtulmak. Bağlantılarını kesmek. Bağlantısını kesmek.

Arrange : Hazırlamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Sıralamak. Planlamak. Yoluna koymak. Aranje etmek. Sıraya koymak. Uyuşmak. Ayarlamak.

Part : Tarakla ayırmak. Kısımlara ayırmak. Taraf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fasıl. Parça. Elden çıkarmak. Kısmi. Ayrılmak. Bölüm.

Clear up : Düzelmek. Aydınlığa kavuşturmak. Temizlemek. Açıklamak. Çözümlemek. Düzene koymak. Aydınlatmak. Aydınlanmak. Tamamlamak.

Adjudicates : Hakemlik etmek. Karar vermek. Hükme bağlamak. Kararına varmak. Hüküm vermek. Yargıcılık yapmak. Kararlaştırmak. Hükmüne varmak. İhale etmek.

Assoil : Affetmek. Beraat ettirmek. Eritmek. Bir şeyi telafi etmek. Serbest bırakmak.

Disunite : Bozuşmak. Ayrılmak. Ayırmak. Aralarını açmak. Aralarını bozmak. Ara bozmak.

Decipher : Kripto çözmek. Kod açmak. Anlamını çözmek. Kod çözmek. Çözmek (şifre vb). Yorumlamak. Şifre çözmek. Deşifre etmek.

Untangle synonyms : untangled, extricate, cave in, bloom, cipher out, acuminate, separate, compounded, unscramble, deciphering, adjust, deciphers, burl, clinch, bare, bring up the subject, broached, burls, broaching, complete, decoded, unpick, decode, cut the gordian knot, disentangle, cast loose, arranges, divide, completes, break, free, bring up in conversation, decodes.

 

Untangle zıt anlamlı kelimeler, Untangle kelime anlamı

Obstruct : Mani olmak. Tıkanmak. Engellenmek. Zorlaştırmak. Engel teşkil etmek. Tıkamak. Engel olmak. Kapamak. Engel. Engellemek.

Ravel : Çözülmek. Karışıklık. Çözmek. Sökmek. Açmak. Tel tel ayırmak. Dolaşıklık. Dolaştırmak. Sökülmek. Karıştırmak.

Knot : Düğümle bağlamak. Budak. İnsan kümesi. Kanut kuşu. Karıştırmak. Düğüm atmak. Dolaşmak. Düğümlemek. Düğüm.

Untangle ingilizce tanımı, definition of Untangle

Untangle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to untangle thread. To resolve. To loose from tangles or intricacy. To disentangle.