Urging türkçesi Urging nedir
- Zorlamak.
- Israrla tavsiye etmek.
- İleri sürmek.
- Israr etmek.
- Sıkıştırmek.
- Teşvik etmek.
- Sevk.
- Sevketmek.
- Teşvik etme.
- Baskı yapmak.
Urging ile ilgili cümleler
English: Rejecting the urging of his physician father to study medicine, Hawking chose instead to concentrate on mathematics and physics.
Turkish: Tıp öğrenimi yapması için onun doktor babasının teşvikini reddettikten sonra Hawking onun yerine Matematik ve fizik üzerinde konsantre olmayı seçti.
English: Home prices are surging.
Turkish: Ev fiyatları artıyor.
English: Ali has been urging me to join the army.
Turkish: Ali orduya katılmam için sıkıştırıyor.
Urging ingilizcede ne demek, Urging nerede nasıl kullanılır?
Urgingly : Dolduruşa getirerek. Teşvik eder bir şekilde. Teşvik ederek. Dürtüleyerek. Motive ederek. Sevk ederek. Kışkırtarak.
Urgings : Sevk. Teşvik etme.
File purging : Kütük silme. Dosya silme.
Furnace purging : Fırına üfleme.
Purging : İstenmeyen kişilerden temizlemek. Arındırmak. Arıtma. Temizleme. Pürj etme. Müshil almak. Temizlemek. Aklamak. Temize çıkarmak. Bağırsakları boşaltmak.
Resurging : Yeniden çıkmak. Yeniden dirilmek. Yeniden başlamak. Tekrar meydana gelmek.
Upsurging : Kabarmak. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Ani ve hızlı artış. Kabarma. Yükselme. Dalga. Artış. Ani artış. Yükselmek.
Purgings : Temizleniyor. Temizleme. Pürj etme. Arıtma.
Aortic regurgitation : Aort yetersizliği. Aort yetmezliği.
Scourging : Zarar vermek. Zarar verme. Başına bela olma. Kamçılamak. Kamçılama. Cezalandırma. Kırbaçlamak. Cezalandırmak. Kırbaçlama. Başına bela olmak.
İngilizce Urging Türkçe anlamı, Urging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Urging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affirming : Söylemek. İddia etmek. Bildirmek. Doğrulamak. Onaylamak. Beyan etmek.
Bullying : Fiziksel şiddet. Zorbalık. Sataşma. Zorbalık etmek. Dayılık. Efelenme. Zulmetmek. Korkutma. Tehdit.
Exhortations : Şiddetli tavsiye. Vaız. Teşvik edici söz. Tembih. Tavsiye. Uyarı. Teşvik.
Affirm : Tekrarlamak. Olumlamak. Onaylamak. Bildirmek. Tekrar söylemek. Doğrulamak. Söylemek. Tasdik etmek. Söz vermek.
Cathects : Canlandırmak. Gayrete getirmek. (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak.
Propels : İleriye itmek. İleriye doğru sürmek. İleri doğru sürmek. Sevk etmek. Yürütmek. İtmek.
Guides : İdare etmek. Rehberlik etmek. Önderlik etmek. Kılavuzlar. Öncülük etmek. Götürmek. Yönlendirmek. Yol göstermek. Kılavuzlara.
Hang on : Bağlı olmak. Takmak. Asılı durmak. Bekletmek (telefon). Peşini bırakmamak. Sarılmak. Beklemek (telefon). Ümidini yitirmemek. Tutmak. Beklemek.
Spur : Kışkırtmak. Dürtü. Güdü. Mahmuzla vurmak. Dehlemek. Cumba. Teşvik eden şey.
Constricting : Büzmek. Daraltmak. Sıkmak. Sıkıştıran. Kısıtlamak. Sıkıştırmak. Sıkma.
Urging synonyms : protagonism, propulsion, emboldened, coerces, carries, goad, coercing, exhorting, embolden, asserts, cheer on, urged, argue, argues, fostering, countenances, emboldening, allege, assert, browbeat, encouraging, bludgeons, insist, entreat, advance, impulsions, claim, impulsion, constricts, efforce, bring pressure to bear on, advocacy, entreats.
Urging zıt anlamlı kelimeler, Urging kelime anlamı
Discouragement : Vazgeçme. Hevesin kırılması. Engel. Cesaretin kırılması. Hevesini kırma. Cesaretsizlik.

Bu kısımda Urging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Urging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Urging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Urging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.