Uruşmak nedir, Uruşmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Vuruşmak.
Teknik terim anlamı:
Hepsi birleşip vurmak.
Vuruşmak, çarpışmak, mücadele, mukatele etmek.
Uruşmak anlamı, kısaca tanımı
Uruş : Müsademe, harp, savaş, cenk. Çarpışma, savaş, mücadele. Ankara şehri, Uruş nahiyesine bağlı bir bölge
Kıya uruşmak : Şiddetli çarpışmak.
Omuz uruşmak : Omuz omuza çarpmak, çarpışmak.
Çarpışmak : Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
Mücadele : Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılmış olan zorlu çaba, savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.
Çarpışma : Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
Vuruşmak : Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.
Vuruşma : Vuruşmak işi.
Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
Çarpış : Çarpma işi.
Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.
Mukat : Polisi ilgilendiren olay. Vukuat.
Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Vuruş : Vurma işi. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo.
Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.
Vurma : Vurmak işi.
Muka : Kaydırak oynarken kale içine konulan sivri taş parçası.
Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.
Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.
Diğer dillerde Uruguay görüşmeleri anlamı nedir?
İngilizce'de Uruguay görüşmeleri ne demek ? : uruguay round

Bu kısımda Uruşmak nedir? Uruşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uruşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uruşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.