Uyarıcı postsinaptik potansiyel nedir, Uyarıcı postsinaptik potansiyel ne demek
Uyarıcı postsinaptik potansiyel; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir sinir hücresinde, presinaptik uçta bulunan nörotransmitter moleküllerinin postsinaptik uca erişip kendine özrgü almaçlarını uyararak burada Na+ geçirgenliğini artırarak depolarizasyon yapması eksitatör postsinaptik potansiyel, ksitatör postsinaptik potansiyel. Baskılayıcı postsinaptik potansiyelin karşıtıdır.
Uyarıcı postsinaptik potansiyel anlamı, kısaca tanımı
Postsinaptik : Sinir sisteminde ya da sinirin kasa temas ettiği yerde impulsun alındığı bölge (dendrit zarı veya kas zarı gibi)
Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
Post : Tüylü hayvan derisi. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Makam.
Pota : İçinde maden eritilen kap. Basketbolda düşey bir levhaya monte edilmiş yatay çember ile ağdan meydana gelen düzenek.
Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).
Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.
Uyarıcı : Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.
Eksitatör postsinaptik potansiyel : Uyarıcı postsinaptik potansiyel.
Ksitatör postsinaptik potansiyel : Uyarıcı postsinaptik potansiyel.
Nörotransmitter : Nöronun ucundan salgılanan ve bir sonraki nöronun özgün bir reseptörüne bağlanan, sinir impulslarının iletimine yardımcı olan, genellikle nitrojen içeren düşük moleküler ağırlıklı bir bileşik.
Depolarizasyon : Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.
Sinir hücresi : Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplâzmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. Nöron. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesiyle bu gövdeden uzanan stoplazmik uzantılardan ve aksondan meydana gelen elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş, sinir sisteminin temel hücreleri, nöron. Perikaryon adı verilen hücre gövdesiyle gövdeden çıkan dendrit adı verilen kısa uzantılar ve akson adı verilen tek uzun çıkıntı bulunan, sinir sisteminin esas elemanı ve fonksiyonel ünitesini oluşturan temel hücre, nöron, nöronum, nörosit. Karakteristik Özelliklerinden biri uzun ömürlü olması ve çevresindeki olaylar ile metabolik bozukluklardan çok etkilenmesidir ve yıkımlandiğında tekrar oluşmaz. Sinir hücresinin; uyarımları almak, iletmek, belli, hücresel etkinlikleri başlatmak, nörotransmiterleri ve diğer bilgi moleküllerini salgılamak gibi esas işlevleri bulunur. hücre gövdesinden (perikaryon), dendrit adı verilen sitoplazmik küçük uzantılardan ve akson (nörit) denen daha geniş ve uzun bir uzantıdan ibarettir. [Bakınız: sinir gözesi].
Presinaptik : Sinaps bölgesinde impulsun diğer hücre ya da hücre kısmına aktarıldığı bölge.
Geçirgen : Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren. Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç), geçirimli.
Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
Diğer dillerde Uyarıcı postsinaptik potansiyel anlamı nedir?
İngilizce'de Uyarıcı postsinaptik potansiyel ne demek ? : excitatory postsynaptic potential, epsp

Bu kısımda Uyarıcı postsinaptik potansiyel nedir? Uyarıcı postsinaptik potansiyel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uyarıcı postsinaptik potansiyel tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uyarıcı postsinaptik potansiyel hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.