Uyluk kemiği başı nedir, Uyluk kemiği başı ne demek
Uyluk kemiği başı; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Uyluk kemiğinin üst ucu mediyalinde bulunan ve asetabulumla eklemleşmeye yarayan küremsi oluşum, kaput ossis femoris.
Uyluk kemiği başı anlamı, tanımı
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması
Uyluk : Kalçadan dize kadar olan bacak bölümü.
Uyluk kemiği : Uyluğun iskeletini oluşturan kemik.
Baş : İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. [Bakınız: baş başı]. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.
Kaput ossis femoris : Uyluk kemiği başı.
Asetabulum : Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnidada koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
Küremsi : Küreye benzeyen, küreyi andıran, küre gibi. Eğriliği azar azar değişen ve biçimi küreye yakın olan katı cisim.
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Kürem : Küme, bölük, sürü. Çok, hep: Bulursa kürem yer. Kızılcık. Koyunların sıcakta serinlemek için birbirinin gölgesine sığınarak oluşturdukları küme, topluluk.
Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.
Kaput : Asker paltosu. Kötü, bozuk, işe yaramaz. İskambilde el vermeden yenme. Prezervatif. Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak.
Kapu : Harmanda tahıl toplamaya yarayan hayvanla çekilen kapı büyüklüğünde bir araç, sıyırgı.
Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.
Ucu : Yankesici, usta hırsız.
Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.
Diğer dillerde Uyluk kemiği başı anlamı nedir?
İngilizce'de Uyluk kemiği başı ne demek ? : caput ossis femoris

Bu kısımda Uyluk kemiği başı nedir? Uyluk kemiği başı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uyluk kemiği başı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uyluk kemiği başı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.