Vasıta grubu nedir, Vasıta grubu ne demek

Teknik terim anlamı:

+ lA vasıta eki almış bir ad ögesinin başka bir ad ögesi ile kurduğu kelime grubu. Öteki kelime gruplarında olduğu gibi, bu grup da bir sıfat-fiil ya da zarf-fiil grubunun kısalmasından oluşmuştur: Elle tutulur, gözle görülür (olan) bir başarı. Antika eşyalarla dolu (olan) bir salon. Yaptıklarıyla öğünen bir adam, el işleriyle süslenmiş bir masa örtüsü. Çocuklarıyla yakından ilgili bir anne. || Ziraatle, hayvancılıkla (elde edilen) muazzam imkânlar hazinesi görürsün! (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 225). || Onuncu gün mü ne idi, mermilerle düşünce kastının aynı şey olmaya başladığını gördü (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 131). || Ve güneş hızla dönen bir top olup çarşı camiinden giriveriyor. (S. Çokum, Ağustos Başağı, s. 237). vb.

Vasıta grubu kısaca anlamı, tanımı

Vasıta : Araç. Aracılık. Aracı. Taşıt

Kelime grubu : Cümle içinde kavramlar arasında ilişki kurmak üzere birden çok kelimenin belirli kurallar ile yan yana getirilmesinden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir nesne veya hareketi karşılayan ve herhangi bir yargı bildirmeyen kelimeler topluluğu. Türkçede ad tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik ad, birleşik fiil, edat grubu, zarf grubu, ünlem grubu, unvan grubu gibi çeşitli kelime grupları vardır: Odanın tavanı, çocuk elbisesi, beş kardeşli aile, türlü türlü işler, kurumuş pınar, Kızılırmak, erken kalkmak, gece gündüz çalışmak, iş güç düşünmek, hiç sebepsiz, bildiği hâlde, çocuk gibi, pişman olmak, bakakalmak, bre kız vb.

 

Hayvancılık : Evcil hayvanlara bakma ve yetiştirme işi.

Masa örtüsü : Masa üzerine serilen kumaş vb. maddeden yapılmış olan örtü.

Hayvancıl : Hayvan seven. Hayvanla ilgili, hayvana benzer.

Tanpınar : Şafak vakti gibi parlak, temiz kimse.

Yakından : Yakın bir yerden, yakın olarak. Çok dikkatli, titiz bir biçimde.

Kısalma : Kısalmak işi.

Muazzam : Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman. Alışılmışın sınırlarını aşan. Güçlü, önemli.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Yakında : Yakın bir yerde. Son günlerde. Çok geçmeden.

Ağustos : Yılın sekizinci ayı.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Hazine : Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.

 

Başarı : Başarma işi, muvaffakiyet. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan: Ahmet başarı olsaydı bu iş böyle karışmazdı. Çocuk oyunlarında ebe olan. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Batman ilinde, Beşpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır şehri, Yoğun bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehri, Kemaliye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ziraat : Tarım.

Tutulu : Tutulmuş. Tutu olarak alınmış, ipotekli.

Başağı : Baştan çıkmış, söz, nasihat dinlemeyen, terbiyesiz (çocuk): Çocuğu azarlaya, tekdir ede, terbiyesini bilemediler. Başağı ettiler. Hayvanın başına takılan ip, yular. Ak tülbentten yapılan başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars).

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Diğer dillerde Vasıta durumu eki anlamı nedir?

İngilizce'de Vasıta durumu eki ne demek ? : instrumental