Venters türkçesi Venters nedir

Venters ingilizcede ne demek, Venters nerede nasıl kullanılır?

Inventers : Mucit. Bir şey yaratan kimse. Yaratıcı kimse. Geliştirici. Tasarımcı.

Venter : Venter. Karın. Karın boşluğu. Ana rahmi. Çıkıntı. Karın, karna benzer çıkıntı, mide. Batın.

Biventer : Çift karınlı. İki karnı olan. İki karınlı. Biventer.

Circumventer : Gerçeklerden kaçan kimse. Dolambaçlı yollara sapan kimse. Yan çizen kimse. By-pass yapan kimse. Kuşatan kimse. Çevreleyen kimse. Atlatan kimse. Çember içine alan kimse.

Inventer : Geliştirici. Mucit. Bir şey yaratan kimse. Yaratıcı kimse. Tasarımcı.

Preventer : Engelleyici. Önleyici.

Seventeenth : Onyedinci. On yedide bir. On yedinci. On yedisi.

Overwind preventer : Evit-molet. Aşırı sarımönler.

Prevented : Önden gitmek. Önlemek. Yol göstermek. Menetmek. Önüne geçmek. Engel olmak. Önlenen. Önlenmiş.

Vented : Delik açmak. Havalandırmak. Hava almaya çıkmak. Belli etmek. Havalandırılmış. Açığa vurmak. Çıkarmak. Bacalı.

İngilizce Venters Türkçe anlamı, Venters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Venters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Re enter : Tekrar girmek. Yeniden yazmak.

 

End piece : Bitiş parçası. Uç parçası. Son parça.

Abdomens : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Abdomen.

Bulge : Bel vermek. Kabarmak. Pırtlamak. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. Şiş. Şişmek. Pörtlemek. Bombaj. Esnemek.

Go in : Bulutla örtülmek (güneş veya ay). Uymak. Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. İçeri girmek. Yarışmaya katılmak. -e sığmak. Girmek. Mücadeleye girmek. İçeriye girmek.

Ear : Başak. Başaklanmak. Duyma yeteneği. Dikkat. Kulp. Kulak verme. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulak.

Belly : Karnı. Şişmek. Mide. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Yakınmak. Göbek. Ahenk tahtası. Telli çalgının ön kısmı. Şikayet etmek.

Enlist : Askere yazmak. Gönüllü yazılmak. Asker olmak. Askere kaydolmak. Sağlamak (destek). (destek veya yardım vb) sağlamak. Kaydetmek. Kaydolmak. (destek) sağlamak. Katılım sağlamak.

Intrude : İzinsiz ya da davetsiz girmek. Zorla sokulmak. Tecavüz etmek. Zorla içeriye sokmak. Davetsiz girmek. Zorla girmek. Rahatsız etmek. İzinsiz girmek. Davetsiz gelmek. İstenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek.

Breadbasket : Mide. Ekmek taşımak için kullanılan sepet. Ekmek sepeti. Tahıl ambarı.

 

Venters synonyms : take water, out in, file in, obtrude upon, intrude on, muster in, call at, get into, turn in, cape, breadbaskets, recruit, buckle, encroach upon, stomaching, go into, register, venter, move into, bossage, dentation, coign, get in, uterus, abdomen, body cavity, matriculate, maw, get on, bellies, agger, perforate, generation.

Venters zıt anlamlı kelimeler, Venters kelime anlamı

Undock : Gemiyi havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. Çıkar. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Havuzdan çıkarmak.

Pop out : Yuvasından fırlamak (göz). Atmak. Fırlamak. Yırtık dondan çıkmak. Aniden çekip gitmek. Birdenbire çıkmak. Dışarı çıkmak. Ağızdan kaçmak.

Exit : Vefat. Çıkmak. Gitmek. Gidiş. Çıkış. Çıkış yeri. Çıkıp gitmek. Ölmek. Çıkma.

Venters antonyms : get off, file out, discharge.