Vertical marketing system türkçesi Vertical marketing system nedir

  • Firmaların kendi finansal hedeflerine ulaşırken birbirleriyle çatışmalarını ortadan kaldırmak amacıyla üretici, toptancı ve perakendecilerin üretim ve dağıtım sürecinde bir araya geldikleri pazarlama sistemi. krş. sözleşmeli dikey pazarlama sistemi, yönetilen dikey pazarlama sistemi.
  • Dikey pazarlama sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Vertical marketing system ingilizcede ne demek, Vertical marketing system nerede nasıl kullanılır?

Vertical : Eğikliği 90° olan katman. Dik, dikey. Tepede olan. Vertikal. Düşey doğru. Dikey çizgi. Düşey katman. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Amudi. Dik.

Marketing : Pazarlama. Alışveriş yapma. Satış bilimi. Sürülme. Piyasaya sunma. Alışveriş. İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim.

System : Nizam. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Yöntem. Yapı. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Jüye. Dizge. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ağ. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü.

 

Administered vertical marketing system : Yönetilen dikey pazarlama sistemi. Ürünün dağıtım kanalının, piyasadaki egemen firmanın denetimi altında bulunduğu dikey pazarlama sistemi türü. krş. birleşik dikey pazarlama sistemi, sözleşmeli dikey pazarlama sistemi. Yönetimli dikey pazarlama sistemi.

Contractual vertical marketing system : Sözleşmeli dikey pazarlama sistemi. Ürün dağıtım kanalında, farklı büyüklük ve güçteki firmaların aralarındaki sözleşmeye dayalı olarak birlikte hareket ettikleri dikey pazarlama sistemi türü.

Corporate vertical marketing system : Birleşik dikey pazarlama sistemi. Ürünün dağıtım kanalının, sistemdeki farklı düzeylerdeki firmaların ortak sahipliğinde olan bir firmanın denetiminde olduğu dikey pazarlama sistemi türü. krş. sözleşmeli dikey pazarlama sistemi, yönetilen dikey pazarlama sistemi.

Horizontal marketing system : Yatay pazarlama sistemi. İki ya da daha çok firmanın yeni pazarlama olanakları yaratmak amacıyla kaynaklarını ve projelerini birleştirerek hareket ettikleri pazarlama sistemi.

Multi channel marketing system : Çok kanallı pazarlama sistemi. Firmanın iki ya da daha çok dağıtım kanalından yararlanarak pazarlama yapması.

İngilizce Vertical marketing system Türkçe anlamı, Vertical marketing system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vertical marketing system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Vertical marketing system synonyms : a change in supply, a shift in demand, a type mutual funds, a shift in individual demand, a group shares, a shift in supply.