Vi nedir, Vi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

ünlemler.

Vi hakkında bilgiler

vi, 1976 yılında BSD`nin ilk sürümleri için Bill Joy tarafından yazılmış ekran yönelimli metin düzenleme yazılımıdır. vi, modlu bir editördür ve etkin olan moda göre tuşlara değişik anlamlar yükler. Yazım modunda girilen yazı, harflerin imlecin hareket etmesine veya düzenleme fonksiyonlarına karşılık geldiği komut moda geçirir. Örneğin j imleci bir satır aşağıya, k bir satır yukarıya geçirir; x imlecin üzerinde olduğu karakteri siler ve i tekrar yazım moda geçmeyi sağlar. (vi kullanıcının terminal tipini bildiği sürece yön tuşları da kullanılabilir). Komut moddayken basılan tuşlar yazıya eklenmez, ki bu yeni kullanıcılar için genellikle karışıklığa yol açar. Komut modundayken , veya diğer özel tuşlar kullanılmaksızın satır içinde birden fazla düzenleme işlemi birkaç basit tuş yardımıyla yapılabilir. Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır. (Örneğin kelime silmek için "dw", imlecin bulunduğu yerden itibaren "a"ya kadar olan metnin değiştirilmesi için "c2fa"). Bu, deneyimli kullanıcıların daha hızlı çalışmasına olanak sağlamaktadır. Bu aynı zamanda kullanıcının ellerini klavyeden kaldırmasına gerek olmadığı anlamına da gelmektedir. vi`nin ilk sürümleri hangi modda olduğunu belirtmiyordu ve bu, kullanıcıların hangi modda olduklarından emin olmak için "Escape" tuşuna basmalarının tipik bir davranış haline gelmesine sebep olmuştu(Eğer zaten komut modundaysa bip sesi duyulmaktaydı). vi`nin güncel sürümleri hangi modda çalışıldığını durum çubuğunda grafiksel olarak göstermektedir. vi`nin yeni sürümleri terminal tipi doğru ayarlandığı takdirde PgUp, PgDn, Home, End ve Del tuşlarının kullanımına izin vermektedir. Ayrıca vi`nin grafiksel uygulamaları(Örneğin gvim) fare kullanımına ve düzenleme komutlarına menü yardımıyla ulaşılmasına tam destek vermektedir.

 

Vi anlamı, kısaca tanımı

Değiştirilme : Değiştirilmek işi

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Kullanıcı : Herhangi bir dizgeye göre, o dizgenin sağladığı işlevlerden yararlanmak üzere dizgeyle etkileşime giren kişi ya da kuruluş. Kent toprağından ve kent yönetiminin sunduğu işgörülerden yararlanan ve bu kimliğinden dolayı kent yönetimiyle tüzel ilişkiler içinde bulunan kentli.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

 

Getirilme : Getirilmek işi.

Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

Değiştiri : Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.

Deneyimli : Deneyim kazanmış olan, tecrübeli, anaç.

Duyulmak : Duyma işine konu olmak.

Kaldırma : Kaldırmak işi.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Takdirde : ...-dığı zaman.

İtibaren : -den başlayarak, -den beri. -den sonra.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.

Ulaşılma : Ulaşılmak işi.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Diğer dillerde Vınlayan kuyrukkakan anlamı nedir?

İngilizce'de Vınlayan kuyrukkakan ne demek ? : whinchat