Voluntary export restrictions türkçesi Voluntary export restrictions nedir

  • Genellikle dışalımcı bir sanayileşmiş ülke ile çoğunlukla emek yoğun mal dışsatımı yapan az gelişmiş ülke arasında, siyasi ve iktisadi baskıyla gerçekleştirilen anlaşma gereği dışsatım üzerine konulan, yeni korumacılık akımı kapsamındaki bir tür kota. krş pazar payı düzenleme anlaşmaları, çok elyaflı tekstil anlaşması.
  • Gönüllü dışsatım kısıtlamaları.
  • İktisat alanında kullanılır.

Voluntary export restrictions ingilizcede ne demek, Voluntary export restrictions nerede nasıl kullanılır?

Voluntary : İstençli. Özgür iradeli. İsteyerek yapılan. Kasıtlı. Gönüllü. Serbest. İradi. Fahri. İstemli. Kendiliğinden yapılan.

Export : Dışarıya vermek. Götürmek. Yurtdışına satmak. İhraç. İhracat yapmak. Dışarıya yollamak. Dışsatım. Dışarıya mal göndermek. İhraç malı. İhracat.

Restrictions : Tahditler. Kayıt. Kısıtlama. Takyidat. Kısıtlar. Tahdit. Sınırlama. Tahdidat. Yasak. Kısıtlamalar.

Voluntary export restraints : Gönüllü dışsatım kısıtlamaları. Genellikle dışalımcı bir sanayileşmiş ülke ile çoğunlukla emek yoğun mal dışsatımı yapan az gelişmiş ülke arasında, siyasi ve iktisadi baskıyla gerçekleştirilen anlaşma gereği dışsatım üzerine konulan, yeni korumacılık akımı kapsamındaki bir tür kota. krş pazar payı düzenleme anlaşmaları, çok elyaflı tekstil anlaşması.

 

Export restrictions : Çıkış kısıntıları. Güvenlik, tarih ve sanat yapıtlarının yurt dışına çıkışının önlenmesi ya da ekonomik zorunluluklar gibi nedenlerle, kimi malların yurttan çıkışlarının, sayı ve değer bakımlarından sınırlanması. İhracat kısıtlamaları.

İngilizce Voluntary export restrictions Türkçe anlamı, Voluntary export restrictions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voluntary export restrictions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Voluntary export restrictions synonyms : voluntary export restraints, ability rent, ability to pay approach, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a pass through certificate, a group shares, a change in supply.