Gönüllü dışsatım kısıtlamaları nedir, Gönüllü dışsatım kısıtlamaları ne demek

Gönüllü dışsatım kısıtlamaları; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Genellikle dışalımcı bir sanayileşmiş ülke ile çoğunlukla emek yoğun mal dışsatımı yapan az gelişmiş ülke arasında, siyasi ve iktisadi baskıyla gerçekleştirilen anlaşma gereği dışsatım üzerine konulan, yeni korumacılık akımı kapsamındaki bir tür kota. krş pazar payı düzenleme anlaşmaları, Çok Elyaflı Tekstil Anlaşması.

Gönüllü dışsatım kısıtlamaları kısaca anlamı, tanımı

Gönü : Olgun. Bursa ili, Karacabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge

Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].

Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.

Gönüllü : Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen. Seven kimse ya da sevgili. Çok istekli.

Kısıt : Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

Kısıtlama : Kısıtlamak işi. Kısıt.

Çok elyaflı tekstil anlaşması : Sanayileşmiş ülkelerin baskıları sonucunda tekstil ürünlerinin dışalımına miktar kısıtlamaları getirilmesine izin veren ve 1974 yılında GATT sözleşmesi çerçevesinde imzalanan ve 2004 yılına kadar uygulanan anlaşma. karşılığı gönüllü dışsatım kısıtlamaları, tarife dışı engeller, yeni korumacılık.

 

Yeni korumacılık : Sanayileşmiş ülkelerde, özellikle 1970'lerin ikinci yarısından itibaren gündeme gelen ve tarife dışı engeller aracılığıyla uygulanan dışalımı kısıtlamaya yönelik politikalarına verilen genel ad.

Emek yoğun mal : Diğer mallara göre, üretiminde emeğin sermayeden daha çok kullanıldığı mal, diğer bir deyişle emek yoğun teknolojiyle üretilen mal. karşılığı sermaye yoğun mal.

İktisadi baskı : Baskı gruplarının, kendi istek ve niyetleri doğrultusunda hükümetlerin iktisadi karar süreçlerini ve politikalarını etkilemesi. İktisadi karar birimlerinin kendi istek, niyetleri doğrultusunda diğer iktisadi karar birimlerini karar alma sürecini etkilemesi.

Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).

Korumacılık : Ekonomik gücü yükseltmek için ulusal ekonominin gümrük tarifeleri ile dış rekabete karşı korunmasını savunan görüş, himayecilik. Devletin dış ticarete müdahale ederek yerli üreticileri dış rekabet karşısında korumaya yönelik izlediği dış ticaret politikası.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Emek yoğun : Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan emek/sermaye oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olması.

 

Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

İktisadi : Ekonomik.

Korumacı : Koruma işini yapan kimse. Kanunlarla bir dala destek olan kurum, kuruluş veya düzen.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Diğer dillerde Gönüllü dışsatım kısıtlamaları anlamı nedir?

İngilizce'de Gönüllü dışsatım kısıtlamaları ne demek ? : voluntary export restraints, voluntary export restrictions