Wait on türkçesi Wait on nedir
- Ziyaret etmek.
- Hizmet etmek (garson müşteriye).
- Eşlik etmek.
- Ziyaretine gitmek.
- -e hizmet etmek.
- Bakmak.
- Hizmet etmek.
- -e servis yapmak.
- Refakat etmek.
- Servis yapmak.
Wait on ile ilgili cümleler
English: He had three servants to wait on him.
Turkish: Ona hizmet edecek üç hizmetçisi vardı.
English: Let's wait on the porch.
Turkish: Verandada bekleyelim.
English: He has a maid to wait on him.
Turkish: Ona bakması için onun bir hizmetçisi var.
English: Moustapha had to wait on Mary hand and foot after her ankle reconstruction.
Turkish: Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Mustafa onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
English: Please wait on him first.
Turkish: Lütfen önce ona servis yapalım.
Wait on ingilizcede ne demek, Wait on nerede nasıl kullanılır?
Wait : Bekletmek. Durmak. Beklemek. Hizmet etmek. Bekleme yapmak. Pusu. Beklemede olmak. Bekletilmek. Bekleyiş. Bekleme.
On : Esnasında. Olmakta olan. Açık. Giyilmiş. Hazır. Devrede. E doğru. Civarında. Yönünde.
Wait on table : Servis yapmak. Masayı beklemek. Garsonluk yapmak.
Wait on tables : Garsonluk yapmak. Lokantada müşterilere yemek servisi yapmak.
Wait a bit : Dur biraz. Bekle biraz. Biraz bekle. Bir saniye. Bir dakika.
Wait a jiffy : Bir saniye dur.
İngilizce Wait on Türkçe anlamı, Wait on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wait on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Service : Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Servis sağlamak. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Aşmak (erkek hayvan). Hizmet. Servis. Bakımını sağlamak. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Yardım etmek. Bakim yapmak.
Wait upon : Beklemek.
Administered : Yönetilen. Verdirmek. Uygulamak. Vermek (ilaç, ceza vb). Yönetilmiş. İdare etmek. Ettirmek. Yönetmek. İdare edilmiş.
Drop over : Uğramak. İstendiği zaman ziyaret etmek.
Cares for : Sevmek. Çocuk yetiştirmek. İlgilenen. Sevmek (birini veya bir şeyi). Seven. Bakımını üstlenmek. Hoşlanmak. Koruyan. İstemek.
Beat about : Aranıp durmak. Endişeyle aramak. Aranmak. Bakınmak. Rota değiştirmek. Aramak. Sıkıntıyla aramak.
Haunt : Hortlamak. Uğramak. Takılmak. (mealen) büyülemek. Dadanmak. Sık sık uğramak. Hiç aklından çıkmamak. Sık uğramak. Gözünün önünden gitmemek. Yakasını bırakmamak.
Come by : Kazanmak. Uğramak. Elde etmek. Sahip olmak. Karşılaşmak. Kaza sonucu bulmak. Önünden geçmek. Kazara ya da tesadüfen edinmek. Yolu düşmek.
Dishing : İşini bozmak. Çanaklama. Çanak biçimi verme. Sunmak. Ortasını çukurlaştırmak. Konik jant. Kandırmak. Mahvetmek. Atlatmak.
Dish out : Cezalandırmak. Dağıtmak (yemek vb). Yalan atmak. Vermek. Tabağa koymak. Asist yapmak. Dağıtmak. Yutturmak. Yemekleri dağıtmak.
Wait on synonyms : haunts, dish up, attend to, waited, do a service, drop in on, come over, escorted, come round, attend on, tended, look up, be in charge, administers, wait on table, drop in, call, escort, subserving, go to see, serve, attend on somebody, convoy, consorted, beholding, wait at table, care for, serve for, attend, dish, tend, subserve, call upon.

Bu kısımda Wait on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wait on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wait on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wait on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.