Wander through türkçesi Wander through nedir

Wander through ingilizcede ne demek, Wander through nerede nasıl kullanılır?

Wander : Gezinmek. Kaybolmak. Amaçsızca gezinme. Belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek. Dalıp gitmek. Başıboş dolaşmak. Sayıklamak. Gezmek. Uzaklaşmak. Sapmak.

Through : Yoluyla. Son. Süresince. Vasıtasıyla. Vasıtası ile. İçeriye. Nedeniyle. Üzerinden. Her yanına. Başarılı bir sonuca.

Wander about : Boş boş takılmak. Gezinmek. Dolanıp durmak. Başıboş dolaşmak. Boş boş dolaşmak.

Wander about the world : Bir yerinden bir yerine dünyayı dolaşmak. Amaçsız bir şekilde dünyayı gezmek. Dünyayı dolaşmak.

Wander around : Amaçsız bir şekilde gezinir. Gezinmek. Dolanıp durmak. Amaçsızca dolaşmak. Oyalanmak. Hiçbir şey yapmaz. Başıboş dolaşmak. Aylakça gezer. Amaçsızca dolanmak. Aylaklık etmek.

Wander away : Uzaklaşmak.

İngilizce Wander through Türkçe anlamı, Wander through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wander through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moseyed : Avare dolaşmak. Dolaşmak. Gitmek. Ayrılmak. Dolanıp durmak.

Moseying : Ayrılmak. Dolanıp durmak. Avare dolaşmak. Gitmek. Dolaşmak.

Meander : Boş boş dolaşmak. Kıvrıla kıvrıla akmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Dolanmak. Kıvrılmak. Dolana dolana gitmek. Avare dolaşmak. Kıvırmak. Dolanıp durmak.

 

Hang about : Oyalanmak. Üşenmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Sağda solda oyalanmak. Beklemek. Sürtmek. Dolanmak. Başıboş gezmek. Sallanmak.

Mosey : Dolanıp durmak. Ayrılmak. Avare dolaşmak. Dolaşmak. Gitmek.

Go for a walk : Dolaşmak. Gezmeye gitmek. Yürüyüş yapmak. Gezinti yapmak. Gezmeye çıkmak. Yürüyüşe çıkmak. Dolaşmaya çıkmak. Gezintiye çıkmak.

Meandered : Boş boş dolaşmak. Dolanmak. Kıvırmak. Kıvrılmak. Avare dolaşmak. Dolanıp durmak. Kıvrıla kıvrıla akmak. Dolana dolana gitmek. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Hang around : Beklemek. Sürtmek. Oyalanmak. Sallanmak. Üşenmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezmek.

Cruises : Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Gemiyle gezmek. Turistik gemi yolculuğu. Dolaşmak. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Seyretmek. Ağır ağır gitmek. Gemi gezisi. Yol almak.

Get around : Başarmak. Yasal boşluktan faydalanmak. Yolunu bulmak. Üstesinden gelmek. Dolaşmak. Gönlünü etmek. Yayılmak (söylenti). -den kaçınmak. Yayılmak (haber). Bir yol bulup atlatmak (birini).

Wander through synonyms : get about, cruise, go around, meanders, bat around, cruised.