Warehouse türkçesi Warehouse nedir
- -i depolamak.
- Koruncak.
- Ardiye.
- Depoya koymak.
- Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer.
- Depo.
- Büyük mağaza.
- Gereç ambarı.
- Depolamak.
- İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer.
- Ambarlamak.
- Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo.
- Ambara koymak.
- Toptan satış yeri.
- Antrepo.
- İktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Ambar.
Warehouse ile ilgili cümleler
English: Ali is in the warehouse.
Turkish: Ali depoda.
English: The warehouse was empty except for a piece of furniture.
Turkish: Depo, bir mobilya parçası dışında boştu.
English: Ali saw Mary waiting in front of the warehouse.
Turkish: Ali Mary'nin depo önünde beklediğini gördü.
English: Ali waited for Mary in front of the warehouse.
Turkish: Ali deponun önünde Mary'yi bekledi.
English: He is working as a security guard at a warehouse.
Turkish: Bir depoda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.
Warehouse ingilizcede ne demek, Warehouse nerede nasıl kullanılır?
Warehouse bond : Ambar pusulası.
Warehouse books : Arakoruncağa giren ve çıkan nesnelerin durumlarını izlemek üzere düzenlenen yazılıklar. Kayıtları. Depo defteri. Malların girdiğini çıktığını belli eden kayıtlar. Arakoruncak yazılıkları.
Warehouse drying : Ambarda kurutma. Yeşil ve sulu yemlerin açıkta kurutulmasının uygun olmadığı durumlarda ambarda veya çatı altında güçlü bir vantilator kullanılarak sağlanan hava akımıyla kurutulması yöntemi.
Warehouse goods : Gümrük antreposundaki mallar.
Warehouse keeper : Depo memuru. Ambar memuru.
Information warehouse framework : Bilgi ambarı çerçevesi.
Customs warehouse : Gümrük ant reposu. Gümrüklü mallara özgü ambar. Gümrük ambarı. Gümrük deposu. Gümrük antreposu. Gümrük ardiyesi.
Warehouse regime : Yabancı malların tarife ödenmeksizin, gümrük makamlarının denetimine bağlı, kapalı yerlerde korunmasına olanak sağlayan özel bir gümrük rejimi türü. Antrepo rejimi.
General warehouse : Herkesin eşya koymak için kullanılabildiği devlet veya özel kişiler tarafından işletilen gümrük antreposu. Genel antrepo.
Fictitious warehouse : Özel kişiler tarafından işletilen antrepo. Fiktif antrepo.
İngilizce Warehouse Türkçe anlamı, Warehouse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Warehouse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Departmental store : Bonmarşe. Supermarket. Süpermarket.
Storehouses : Hazne. Mahzen. Kaynak. Hazine.
Lay in : Dövmek. İleride kullanmak için saklamak. Zulada saklamak. Çok kazanmak. Ev donatmak. İleride kullanmak üzere bir kenara koymak. Dayak atmak. Stoklamak. Saklamak.
Bunker : Yeraltı sığınağı. Hazne. Kömürlük. Oda arkadaşı. Kömür konulan oda. Dökme gereç deposu. Yakıt bölmesi (gemi). Kömür ambarı.
Chandlers : Mumcu. Minnesota eyaletinde şehir. Arizona eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde şehir. Mum yapımcısı. Gemi levazımatçısı. Teksas eyaletinde şehir. Mum satan kimse. Belirli türde mal veya malzeme satan kimse.
Storerooms : Kiler. Kasa dairesi. Sandık odası.
Eights : Sekiz. Sekiz rakamı (8, vııı). Sekizli. 8. Sekiz kişilik takım.
Granary : Zahire ambarı. Tahıl ambarı. Silo. Hububat ambarı. Mahzen. Çok tahıl yetişen bölge.
Storage : Biriktirme. Bellek. Depoya koyma. Suni. Ardiye ücreti. Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması. Ham, yarı mamul ve mamul gıda maddeleriyle katkı maddesi, yan ürünler, gıda ambalajları ve materyallerinin tüketime sunulmadan veya işlemeye tabi tutulmadan önce doğal yapılarını bozmayacak koşullarda tekniğine uygun olarak saklanması. Malın tüketici veya bir başka üreticiye ulaşmasına kadar üretici firmada bulundurulması, depoya yerleştirilmesi ve korunması süreci.
Granaries : Zahire ambarı. Silo. Hububat ambarı. Mahzen. Tahıl ambarı.
Warehouse synonyms : storage warehouse, garnering, lean to, warehouses, stockpiled, hutch, lay up, aumbry, stockpile, barn, packing house, lay down, stock, stored, store up, chandler, depot, depositories, auxiliary storage, stare, garner, tank, binned, bins, depository, barns, store, storehouse, ambry, entrepot, depositary, collecting tank, storeroom.
Warehouse ingilizce tanımı, definition of Warehouse
Warehouse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A storehouse for wares, or goods. To deposit or secure in a warehouse.

Bu kısımda Warehouse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Warehouse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Warehouse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Warehouse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.