Wastes türkçesi Wastes nedir
- İsraf etmek.
- Süprüntü.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Aşırı zayıflamak.
- Artık.
- Aşınmak.
- Çöp.
- Tükenmek.
- Harap etmek.
- Çerçöp.
- Çarçur etmek.
- Boşa geçirmek.
- Kırpıntı.
- Boşa harcamak.
- Tüketmek.
- Öldürmek (amerikan ingilizcesi).
- Heba etmek.
- Bazı ürünlerin hazırlanması sırasında arta kalan, düşük değerli yan ürünler.
- Harcamak.
- Döküntü.
Wastes ile ilgili cümleler
English: Though he is young, he never wastes time.
Turkish: Genç olmasına rağmen vaktini boşa harcamaz.
English: Ali wastes a lot of food.
Turkish: Ali bir sürü yiyeceği boşa harcıyor.
English: She wastes all of her money on clothes.
Turkish: Tüm parasını kıyafetlere çarçur ediyor.
English: She wastes all her money on clothing.
Turkish: Bütün parasını kıyafetlerde çarçur eder.
Wastes ingilizcede ne demek, Wastes nerede nasıl kullanılır?
Body wastes : Vücut dışkısı. Çoğunluğunu yemin sindirilmemiş kalıntılarının oluşturduğu, başlıca ham selüloz, mineral maddeler, sindirim kanalı sıvılarının kalıntıları, mukus, bakteri vb. içeren ve hayvan vücudundan dışkı olarak dışarı atılan maddeler. Vücut atıkları.
Cereal grain sieving wastes : Hububat danaleri eleme kalıntıları. Hafif ve kırık taneler, yabani kara buğday, yabani yulaf dahil, % 70 veya daha fazla taneden oluşması gereken % 6.5 den fazla kül içermeyen, çoğunluğu oluşturan tane adı ilk kelime olarak belirtilen bir yan ürün.
Hazardous wastes : Zararlı atıklar. Tehlikeli atıklar. Afet kalıntıları.
Sieving wastes : Hububat tanelerinin temizlenmelerinden elde edilen hafif ve kırık hububat tanelerini ve diğer zirai tohumlarını, yabani ot tohumlarını, kabukları, kavuzları, boğumları, saman elevator veya değirmen tozu, kum ve toprak içerebilen kalıntılar. Eleme kalıntıları.
Solvent wastes : Çözücü artıkları.
Waste branch : Katlardaki pis ve kirli suları toplayan ve kolona ileten boru. Bağlantı borusu.
Waste away : İğne ipliğe dönmek. Tükenmek. Eriyip bitmek (hastalıktan veya açlıktan). Yıpranmak. Gittikçe zayıflamak. Aşırı zayıflamak. Ağır ağır azalmak. Erimek. Aşınmak. Har vurup harman savurmak.
Waste coal : Atık kömür. İşe yaramaz kömür. Kullanılmayan kömür.
Waste basket : Çöp kovası. Çöp sepeti. Çöp kutusu.
Waste film : Kırpıntı (film). Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Wastes Türkçe anlamı, Wastes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wastes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Depletes : Bitirmek. Tükenmek (bitmek vb). Boşaltmak. Yoksun hale getirmek. Kurutmak. Azaltmak. Dökmek.
Bluer : Keyifsiz. Morarmış. Morali bozuk. Sınav. Mavi. Hüzünlü. Mavi yapmak. Çürümüş. Açık saçık.
Fiddle away : Vakit öldürmek. Vakti boşa geçirmek. Zamanı boş geçirmek. Zaman harcamak.
Teardrop : Gözyaşı damlası. On yıl hapis cezası. Gözyaşı.
Use : Kullanım. Yeğlenen terim. Adet edinmek. Kullanma. İçmek (sigara içki vb'ni). Davranmak. Kullanmak. Yararlanmak. İstismar etmek.
Brash : Kırık buz. Acemi. Sağanak. Atılgan. Toy. Sırnaşık. Küstah. Arsız. Kırık taş.
From now on : Bundan böyle. Bu tarihten itibaren. Bundan sonra. Bu günden itibaren. Şimdiden sonra. Bundan sonrası için. Şu andan itibaren.
Fritters : Parça parça doğramak. Ziyan etmek.
Eruption : Püskürme. Feveran. Erüpsiyon. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Diş çıkması. Püskürme (yanardağ). Patlama. Kabarma.
Exert : Sarfetmek (çaba veya gayret). Uğraşmak. Güç sarfetmek. Öne sürmek. Uygulamak. Ortaya koymak. Sarf etmek. Sarfetmek (gayret). Kullanmak.
Wastes synonyms : poudrin, frost snow, ice needle, frost mist, bath water, water of crystallisation, h2o, snow mist, atomic number 8, body of water, diamond dust, atomic number 1, fallen short of, eat, slush, holy water, h, be tuckered out, abdominal pain, a dna, fine off, squanders, anymore, effluent, a c deformity, bumph, exerts, dissipating, dregs of society, squander, idle away, misspend, lose.
Wastes zıt anlamlı kelimeler, Wastes kelime anlamı
Hard water : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kireçli su. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su. Acısu. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. Acı su. Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su. Sert su.
Soft water : Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Az kireçli su. Yumuşak su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Aktaşsız su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Fransız sertlik derecesi 714 arasında olan su, tatlı su. Tatlı su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Saltwater : Deniz suyuna ait. Deniz. Tuzlu suya özgü. Tuzlu su. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu suya ait.
Wastes antonyms : high sea, international waters, fresh water, territorial waters.

Bu kısımda Wastes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wastes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wastes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wastes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.