Weighed out türkçesi Weighed out nedir

  • Tartılmak.
  • Yarıştan önce tartılmak (cokey).
  • Tartmak (paketlemek veya satmak üzere).
  • Tartmak.

Weighed out ingilizcede ne demek, Weighed out nerede nasıl kullanılır?

Weighed : Tartmak. Yük olmak. Gelmek (kilo). Gelmek (ağırlık). Ölçüp tartmak. Düşünüp taşınmak. Bastırmak. Basmak. Tartışılmış. Sıkıştırmak.

Out : Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Dışarı. Nakavt etmek. Yanmak. Dışarıda. Bayılmak. Kovmak. Meydana çıkmak. Ortaya çıkmak.

Weighed down : Hükmedilmiş. Ağırlık edilmiş. Ağırlaştırılmış yükü ağırlaştırılmış. Ezilmiş. Sıkılmış.

Weighed the possibilities : Alternatifleri göz önünde bulundurdu. Opsiyonları düşündü. Olanakları tarttı. Seçenekleri hesapladı.

A good scout : Yardımsever kimse.

About : Sıralarda. Konusunda. Yakınında. Hususunda. Şurada burada. Dair. Muhiten. -e ne dersin?. Üzerine. Değişli.

İngilizce Weighed out Türkçe anlamı, Weighed out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weighed out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaged : Çaplanmış. Rehin vermek. Kalibresini ölçmek. Ayarlı. Ölçmek. Rehin verilmiş.

Balance : Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Bakiye. En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Tikel ya da tam denge koşulu. Denge kurmak. Terazi. Denk olmak. Bilanço. Tartaç. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması.

 

Deliberating : Müzakere eden. Danışmak. Üzerinde tartışmak. Düşünmek.

Gauge : Mikyas. Hacim. Ayarlık. Ölçü. Ayarını hesaplamak. Yargılamak. Kapsam. Ölçümlemek. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç. Kriter.

Gages : Rehin vermek. Kalibresini ölçmek. Ölçmek.

Plumbed : Ölçmek. Düzeltmek. Derinlemesine araştırmak. Anlamaya çalışmak. (çekülle) düzeltmek. Ölçmek (derinlik). Su tesisatını kurmak. Derinine inmek. İskandil etmek.

Deliberate : Ölçüp biçmek. Ölçünmek. Kasti. Üzerinde durmak. Dikkatli. Danışmak. Temkinli. Emin. Temkinli olmak.

Gage : Bahse girmek. Miktar. Ebat. Bkz.gauge. Ölçmek. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Bahis. Teminat. Kalibresini ölçmek.

Debate with oneself : Düşünüp taşınmak.

Weighed out synonyms : weigh oneself, deliberated, weigh out, gaging, deliberates, plumb, gauged, measures, measure.