Widespread türkçesi Widespread nedir

Widespread ile ilgili cümleler

English: Bad English is the most widespread language in the world.
Turkish: Bozuk İngilizce dünyanın en yaygın dilidir.

English: One of the most widespread errors in translating is to translate too literally – word by word.
Turkish: Motomot -kelime kelime çevirmek, çevirideki en yaygın hatalardan biridir.

English: The earthquake caused widespread damage.
Turkish: Deprem geniş çaplı hasara yol açtı.

English: Difference between the past, present, and future is nothing but an extremely widespread illusion.
Turkish: Geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ayrım sadece çok yaygın yanılsamadan başka bir şey değildir.

English: Some translators changed Alice's name to Sonya or Anya, even though Alisa is a widespread Russian name.
Turkish: Bazı tercümanlar Alisa yaygın bir Rus ismi olmasına rağmen Alice'in adını Sonya ya da Anya'yla değiştirdi

Widespread ingilizcede ne demek, Widespread nerede nasıl kullanılır?

Widespread opposition : Geniş karşı çıkma. Yayılmış muhalefet. Büyük karşı duruş.

Widespreading : Büyüyen. Yaygınlaşan. Gittikçe daha büyük bir alan kapsayan. Yayılan.

İngilizce Widespread Türkçe anlamı, Widespread eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Widespread ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disseminated : Disemine. Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Dağınık. Geniş bir alan yayılmış. Dağılmış. Dağıtılmış. Yayılmış.

Epidemic : Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik. Epidemi. Salgın. Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Epidemik. Salgın (hastalık). Salgın hastalık. Salgınlaşmış.

Familiar : Teklifsiz. Doğal davranışlı. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş). Hizmetçi. Laubali. Tanıdık. Fazla samimi. Yakın dost. Alışılmış. Alışık.

Distributed : Kısımlanmış. Yayılmış. Dağıtılmış. Dağılmış. Dağınık. Ayrılmış. Bölünmüş. Dağıtımlı. Yayık.

Endemic : Mahalli ve daimi hastalık. Yöresel. Bir bölgeye özgü, yerli olan. Belirli bir yere özgü hastalık. Yöreye özgü bitki örtüsü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli topluluğa özgü hastalık. Bir bölgeye özgü, yerli olan. yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu. Belirli bir topluluğa özgü hastalık.

Exoteric : Dışrak. Kolay anlaşılır. Harici. Anlaşılır. Eksoterik. Sıradan.

Broader : Belli. Daha geniş. Enli. Ana. Daha kapsamlı. Göze çarpan. Hoşgörülü. Geniş.

General : Baş. Tarikat lideri. Genel mahiyette. Komutan. Orgeneral. General. Genel ilkeler.

Widely : Her tarafa. Birçok kişi tarafından. Geniş bir alanda. Adamakıllı. Yaygın biçimde. Büyük ölçüde. Büyük. Sağa sola. Geniş ölçüde. Oldukça.

 

Extensive : Uzatılmış. Ekstansif. Büyük. Kapsamlı. Geniş. Geniş çaplı. Geniş ölçüde yapılan. Engin. Geniş alan.

Widespread synonyms : broadest, common, all comprehensive, far flung, wholesale, large scale, diffusive, diffuse, collectives, across the board, epidemical, broad, commonest, current, allround, comprehensives, expansive, catholic, collective, comprehensive, abstract.

Widespread zıt anlamlı kelimeler, Widespread kelime anlamı

Specific : Özel ilaç. Bir türe özgü. Özdeşleşmiş. Muayyen. Özgül. Kendine has. Belli. Belirli. Açık. Belli bir nesne ya da birime özgü olan.

Concentrated : Konsantre. Yoğuşuk. Derişik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğunlaşmış. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Yoğun. Çok güçlü. Dikkatini vermiş.

Widespread ingilizce tanımı, definition of Widespread

Widespread kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extending far and wide. Spread to a great distance. Widely extended. As, widespread wings. A widespread movement.