Wireline türkçesi Wireline nedir

  • Tel hat.
  • Kablo hat.
  • Kablolu.
  • Çelik halatlı.
  • Kablo.

Wireline ingilizcede ne demek, Wireline nerede nasıl kullanılır?

Wirelike : Tele benzer. Kablomsu. Kabloya benzer.

Wireless : Telsiz telefon. Telsiz. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Telgraf veya telefon. Kablosuz. Radyo. Radyoya ait. Telsiz telgraf. Teli olmayan. Ünalgı.

Wireless communication : Kablo ile bağlı olmayan bir kanal kullanma. Telsiz dalgaları kullanılarak yapılan bilgi aktarımı. Telsiz iletişim. Telsiz iletim. Kablosuz iletişim. Kablosuz haberleşme.

Wireless markup language : Wml. Kablosuz biçimlendirme dili. Dar bantlı kablosuz aparatların kullanıcı arayüzlerini ve içeriklerini belirtmek için formüle edilen xml-tabanlı işaretleme dili.

Wireless microphone : Telsiz mikrofon. Kablosuz mikrofon.

Wireless station : Telsiz istasyonu. Radyo istasyonu.

Wireless pirate : Telsizleri kaçak dinleyen kimse.

Wireless telegraph : Kablosuz telgraf. Telsiz sinyalleri alan telgraf. Telsiz telgraf.

Wireless net : Telsiz ağ. Telsiz çevrimi. Kablosuz ağ. Telsiz üzerinden kurulan iletişim sistemi.

Wireless receiving set : Telsiz alıcısı. Alıcı.

İngilizce Wireline Türkçe anlamı, Wireline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wireline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crease : Buruşturmak. Pot. Pli. Kırıştırmak. Buruşmak. Kat. Kırışıklık. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Kırışmak. Buruşukluk.

Wire : Tel takmak. Elektrik tesisatını kurmak. Kapan. Elektrik hatlarını döşemek. Telgraf. Nüfuz. Elektrik tesisatı döşemek. Kiriş. Telgraf göndermek.

Hawsers : Gemiyi bağlamak için kullanılan halat veya kablo. Palamar. Geminin demirlemesinde kullanılan kalın yoma halatı. Palamarcı. Çekme halatı. Halat. Yoma.

Cabled : Kablolu yayın yapmak. Telgraf çekmek. Kablo ile bağlamak. Kablo döşemek.

Flex : Esnek kablo. Kordon. Germek. Kasmak. Bükmek. Bükmek (kası). (kas) kasmak. Eğmek. Tel.

Furrow : Saban izi yapmak. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Kırışıklık. Oluk. Saban izi. Tekerlek izi. Çizgi. Kırışık. Oluklar açmak.

Wrinkle : Pörsümek. Kırışık. Kırışıklık. Buruşturmak. Çatmak. Büzüşmek. Kırıştırmak. Kırışmak. Buruşukluk. İpucu.

Flexes : Tel. Germek. Bükmek (kası). Bükmek. Kasmak. (kas) kasmak. Esnetmek. Kordon. Eğmek.

Line : Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Çizgi çizmek. Çizgi. Astarlamak. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Çizmek. Düzdizim çizgisi. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Dizmek.

Cable : İleteç. Kablo döşemek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Telgraf hattı. Tel çekmek. Elektrik kablosu. Elektrik iletiminde kullanılan üstü yalıtkan özdek ile sarılı tel. Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir özdekle sarılı bulunan tel. Kaplıtel. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon.

 

Wireline synonyms : piping, line of life, gas line, pipe, pipage, crinkle, hawser, instrument cable, wire rope, oil pipeline, cables, funiculars, leads, cord, seam, fixture, life line.

Wireline zıt anlamlı kelimeler, Wireline kelime anlamı

Husbandly : Kocaya yakışır. Fazla harcamayan bir şekilde. Sade bir şekilde. Tutumlu bir şekilde.

Promote : Yükseltmek. Desteklemek. Kurmak. Terfi ettirmek. Organize etmek. Teşvik etmek. Desteklemek (pol.). İlerletmek. Düzenlemek.