Wraiths türkçesi Wraiths nedir

Wraiths ingilizcede ne demek, Wraiths nerede nasıl kullanılır?

Wraith like : Hayalet gibi.

Wraith : Sıska tip. Hayalet. Tayf.

Wraithlike : Gölge gibi. Maddesiz. Hayal meyal. Hayalet gibi.

Wrack : Deniz yosunu. Kıyıya vuran deniz yosunu. Yıkılmak. Gemi enkazı. Enkaz. Yıkıntı. Harabe. Kıyıya vuran yosun. Sahil yosunu. Uçuşan bulut.

Wrack and ruin : Harap. Viran.

Wracking : Yıkma. Yok etme.

Wracks : Harabe. Sahil yosunu. Uçuşan bulut. Yıkıntı. Kıyıya vuran yosun. Gemi enkazı. Yıkılmak. Deniz yosunu. Enkaz.

Wrangles : Atışmak. Hırlaşmak. Birbirini yemek. Münakaşa etmek. Ağız kavgası yapmak. Kavga etmek. Sığır veya atlara bakmak (kovboy). Çekişmek. Dalaşmak. Münakaşa ederek elde etmek.

Wrackful : Yıkıcı. Yok edici.

Wranglers : Matematik bölüm birincisi (cambridge). Tartışmacı. Sığırtmaç. Kovboy. Sığır çobanı (amerikan ingilizcesi). Sığırtmaç (amerikan ingilizcesi). Kavgacı. Kavga eden. Sığır çobanı.

İngilizce Wraiths Türkçe anlamı, Wraiths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wraiths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fantasm : Hayal ürünü. Hayali. Tayf.

Ghosts : Hortlak. İz. Ruh. Eser. Hayaletler.

Apparition : Olay. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Çıkıverme. Tayf. Görünme. Görüntü. Cilve.

 

Fury : Kızgınlık. Şiddet. Korkunç öfke. Hiddet.

Rage : Moda. Sinirinden kudurmak. Kudurmak. Küplere binmek. Rağbette olan şey. Köpürmek. Çok sinirlenmek. Tutku. Köpürme. Verip veriştirmek.

Ghost : İz. Eser. Hortlak. Peşinde koşmak. Cin. Heyula. Tayf. Başkasının adına yazmak. Ruh.

Eidolons : Ruh. Görüntü.

Wraith : Tayf.

Bogles : Cin. Şeytan. Tanımlanamayan hava aracı (askeri argo).

Eidolon : Ruh. Hayal. Görüntü.

Wraiths synonyms : squirm, twist, wriggle, ghosted, ghost image, move, fantom, eidola, bogle, wrench, worm, wrestle, apparitions, madness, boggard, fantoms, fantasms.

Wraiths zıt anlamlı kelimeler, Wraiths kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak.

Venial sin : Affedilir günah. Bağışlanabilir günah. Affedilebilir suç. Affedilebilir günah.