Yükümler nedir, Yükümler ne demek

Yükümler; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Osmanlılarda olağanüstü zamanlarda alınan ve her eyaletin özel yasaları ile saptanmış olan töresel bir kümenin adı. (Mücerred, raiyyet, çift, bennak, ispençe, bad-ı hava, arusiye, cürüm ve cinayet, ihtisab, çiftbozan, tapu, bağ bahçe ve bostan, kovan, çift ve ağıl, yaylak, kışlak, balta, yaya ve kaçkun, çürük vergileri vb.).

Yükümler kısaca anlamı, tanımı

Yüküm : Yükümlülük

Yayımcının yükümleri : Yayımlayanın, yayım sözleşmesinden doğan yükümleri.

Olağanüstü : Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade. Harikulade. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade.

Bağ bahçe : Bahçe, bostan vb. taşınmaz mal.

Bir küme : Pek çok, fazla.

Cinayet : Adam öldürme. Adam öldürme derecesinde ağır suç.

İspençe : Tarımla uğraşan Hıristiyan uyruktan, Müslüman uyruğun ödediği çift resmine karşılık olarak alınan vergi.

Töresel : Törel.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

 

Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.

Olağan : Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Yaylak : Otlak.

Kışlak : Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.

İspenç : Bodur bir cins horoz veya tavuk. Tarımla uğraşan Hristiyan uyruktan alınan bir tür vergi.

Kaçkun : Kaçak. [Bakınız: kaçgun].

Balta : Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç.

Yayla : Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

Osman : Bir tür kuş veya ejderha. Hz. Muhammet'in damadı, üçüncü halife. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı.

Diğer dillerde Yükümler anlamı nedir?

Osmanlıca Yükümler : tekâlif