Yalmanmak nedir, Yalmanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dili dudakta dolaştırmak, ağız şapırdatmak, susuzluk belirtileri göstermek.

Teknik terim anlamı:

Yalanmak, yalanıp yiyecek şey aramak.

Bir şey istemek.

Yalmanmak anlamı, tanımı

Yalman : Eğik. Kesici ve batıcı araçların kesen veya batan bölümü. Sarp, dik

Dolaştırmak : Dolaşma işini yaptırmak.

Şapırdatmak : Öperken veya bir şey yerken "şap" diye ses çıkartmak.

Dolaştırma : Dolaştırmak işi.

Şapırdatma : Şapırdatmak işi.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Yalanmak : Yalama işi yapılmak veya yalama işine konu olmak. Kendini yalamak.

Susuzluk : Susuz olma durumu, kuraklık. Susamış olma durumu.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

 

Yalanma : Yalanmak işi.

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

Aramak : Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

İsteme : İstemek işi.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yalanı : Sarı çiçekli, yumuşak ve tüylü yapraklı bir çeşit ot. Tutuşturucu, talaş, ince kuru odun vb. Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot. [Bakınız: yalaz]. [Bakınız: yalangı]. Alev. Sivas şehrinde, Akçakışla nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Arama : Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.

Şapır : Geveze. Ahmak. İvecenlik, tezlik. Çok konuşan, geveze. Çabuk.

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

Diğer dillerde Yalıtlanma anlamı nedir?

İngilizce'de Yalıtlanma ne demek ? : isolation