Yanlamak nedir, Yanlamak ne demek

  • Yana yatmak, yana dönmek
  • Yanından geçmek.
  • Çalışıp yorulmadan başka birisinden geçinmek.

"Yanlamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Validenin yanına yanlamaktan başka çarem yok!" - E. E. Talu

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: yan çalmak]

Çekince karşısında yol değiştirmek.

Yaltaklanmak.

Yan yatmak.

Yan tutmak.

Sözünden dönmek.

Dayanıp kalkmak, yaslanmak.

Bir yana eğilmek.

Boş vermek ilgilenmemek.

Kaçınmak, işi gevşek tutmak, caymak.

Hoşaf soğutmak.

Diğer sözlük anlamları:

Zarardan korunmak için bir tarafa sıvışmak.

Bilimsel terim anlamı:

Bir yanı araca dönük olarak atılmak ya da hızlanmak.

Almanca'da Yanlamak ne demek?:

aufflanken

Yanlamak tanımı, anlamı:

Yanlama : Yanlamak işi.

Yatmak : Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. İşsiz kalmak, çalışmamak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak. Bulunmak, var olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. Boş yere beklemek. Ölü gömülmüş olmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek.

 

Dönmek : Yönelmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek. Belirli bir yerde dolaşmak. Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Geri gelmek, geri gitmek. Sınıfta kalmak. Hileyle, gizlice yapılmak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Sapmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek.

Geçmek : Çekiştirmek, yermek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Yerini bırakıp başka yer almak. Sürümü olmak, satılmak. Görev almak. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Yazılmak, girmek. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Birinden meşk etmek. Bırakmak, vazgeçmek. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bir yere gidip oturmak. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Kabul edilemez olmak. Bir duruma uğramak, konu olmak. Bir yerden başka bir yere gitmek. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Yaşamak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Geride bırakmak, aşmak. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Sönmek. Etki yapmak, işlemek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Üstünlük sağlamak. Kalmak, devrolmak. Harcamak. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Okulda, sınavda başarı göstermek.

 

Çalış : Çalma işi.

Geçinmek : Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak. Uzlaşmak, anlaşmak. Ölmek. Yaşamak için gerekeni sağlamak. Taslamak.

Başka : "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan.

Diğer dillerde Yanlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Yanlamak ne demek? : to move sideways, to sidle