Yarpuz nedir, Yarpuz ne demek

Yarpuz; bir bitki bilimi terimidir.

  • Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)

Yerel Türkçe anlamı:

Mısır püskülü.

Yabannanesi.

[Bakınız: yarpız]

Yabanıl pancar.

Talaş, yonga,

Dere otu

Biyoloji'deki anlamı:

Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, taç yaprakları leylak renginde, keskin kokulu, meyveleri fındıksı tipte, çok yıllık, otsu, sürünücü ya da dik gövdeli bitkiler.

Diğer sözlük anlamları:

Bir cins nane.

Yarpuz isminin anlamı, Yarpuz ne demek:

Kız ismi olarak; Nane türünden, güzel kokulu bir bitki.

İngilizce'de Yarpuz ne demek? Yarpuz ingilizcesi nedir?:

penny royal, pudding grass

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Antalya kenti, Akseki belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye kenti, Yarpuz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yarpuz hakkında bilgiler

Yarpuz, (Uygurca: يالپۇز, yalpuz, йалпуз) (Mentha pulegium) Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitkidir.

Divânu Lügati't-Türk'de; yarpuz يربز güzel kokulu bir ot, kır nanesi, Majoran. şeklinde tanımlanır.

 

Diğer adı Rumca filiskin'dir.

Yarpuz, Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, 10 ile 50 santim yükseklikte, taç yaprakları leylak renginde, keskin kokulu, meyveleri fındıksı tipte, çok yıllık, otsu, sürünücü ya da dik gövdeli bitkidir. Çiçek ve yaprakları bitkinin gövdesinde belli aralıklarla sıralanır.

Yarpuz kısaca anlamı, tanımı:

Ballıbaba : Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki, ballık (Lamiumalbum).

Çiçek : Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.

Halka : Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Nane : Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, güzel kokulu, yaprakları baharat olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Mentha piperita). Bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından elde edilen baharat.

Tüylü : Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.

Kokulu : Kokusu olan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Divan : Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. Sedir. Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.

Lügat : Sözlük. Kelime, söz, sözcük.

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.

Santim : Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi. Santimetre.

Yarpuzlu : Adıyaman kenti, Yarpuzlu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yarpuzlu çorba : Mısırdan yapılan ve üstüne nane konulan yoğurtlu çorba.

Diğer dillerde Yarpuz anlamı nedir?

İngilizce'de Yarpuz ne demek? : n. pennyroyal

Almanca'da Yarpuz : n. Polei

Rusça'da Yarpuz : n. мята (F)