Yatay ucaylama nedir, Yatay ucaylama ne demek

Yatay ucaylama; Televizyon alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Verici dalgalığın yatay biçimde yerleştirilerek elektromıknatıs dalgaları yatay biçimde yaymasının sağlanması.

Yatay ucaylama tanımı, anlamı

Ucay : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri

Ucaylama : Bir ışık demetini ucaylanmış duruma getirme. Elektromıknatıs dalgaların ışınımına belirli bir yön verme.

Yata : Yatağı.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Elektromıknatıs dalgalar : Elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili ve elektrik yükünün ivmesinden doğan erkenin dalgaları.

Elektromıknatıs : İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.

Sağlanma : Sağlanmak işi.

Dalgalı : Dalgası olan. Kıvrımlı (saç). Belli dalga boylarını alabilen, alternatif. Açıklı koyulu (renk). Dalga dalga görünen.

 

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Verici : Veren, verme yanlısı olan kimse. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı.

Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

 

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Biçi : Erkek çocuk.

Diğer dillerde Yatay ucaylama anlamı nedir?

İngilizce'de Yatay ucaylama ne demek ? : horizontal polarization