Yayıkmak nedir, Yayıkmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çekinmek.
Yerinden, yuvasından uzaklaşmak, soğumak, tedirgin olmak.
Yayıkmak tanımı, anlamı
Yayık : Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine. Yayılmış, yayvan
Uzaklaşmak : Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek. Yabancılaşmak, ilgisi azalmak.
Uzaklaşma : Uzaklaşmak durumu.
Tedirgin : Rahatı, huzuru kaçmış, bizar.
Yerinden : Soylu.
Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.
Tedirgi : Bir dizge ya da denkleme uygulanan, onun niteliğini çok bozmadan biraz etkileyen etken. İkincil önemdeki etkenlerin, birincil görüngüde oluşturduğu, değişiklikleri hesaba katarak olayı tüm olarak betimleme.
Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.
Soğumak : Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek. Birine veya bir şeye duyulan istek, sevgi ve ilgi kalmamak.
Çekinme : Çekinmek işi.
Soğuma : Soğumak işi.
Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.
Olma : Olmak işi.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
Diğer dillerde Yayık altı tozu anlamı nedir?
İngilizce'de Yayık altı tozu ne demek ? : butter churn powder

Bu kısımda Yayıkmak nedir? Yayıkmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yayıkmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yayıkmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.