Çekin nedir, Çekin ne demek

Çekin; Fiziksel, Fizik, Kimya, İsim alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve.

Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse.

Omuz.

Fiziksel anlamı:

Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği.

Fiziksel anlamı:

A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.

Çekin isminin anlamı, Çekin ne demek:

Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Çekin ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Çekin ile ilgili Cümleler

  • Ali çekinmeden odaya girdi.
  • Çekinme ve korkma akraba mıdır?
  • “Birdenbire kadına karşı soğuk, çekingen davranmayı da onuruma yediremiyorum.”
  • Lütfen sorular sormaya çekinmeyin.
  • Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.
  • Onların yardım etmesini istemeye çekiniyorum.
  • Lütfen aramaya çekinme.
  • Çekingen bir insan değilim.
  • Burak onu yapmak için bir an bile çekinmedi.
  • Sigara içmekten çekinmelisin.
  • Onun yardım etmesini istemeye çekiniyorum.
  • Çekingen bir insansın.
  • Bir şeye ihtiyacın olursa bana söylemekten çekinme.
  • Ali çekinmeden arabasını sattı.
 

Çekin ile ilgili Atasözü veya Deyim

çekince koymak : bir karara katılmadığını belirtmek.

çekingen davranmak : ürkekçe davranışlarda bulunmak.

Çekin tanımı, anlamı

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı

Çekin dönüsü : Ilıncık ile önelcik çekincikleri dönülerinin yöneysel toplamından oluşan dönü.

Çekin kaynaşması : İki çekinin kaynaşıp daha ağır bir çekin oluşturması olayı (hidrojen çekinlerinden helyum yapılması gibi).

Çekin kopması : Ağır çekinin daha küçük birkaç çekine parçalanması olayı.

Çekince işlevi : (Karar kuramı) Bir kararın beklenen yitimini ya da çekincesini veren işlev.

Çekincek : Utangaç, çekingen olan kimse: Öyle çekincek ki yüzüne baksan buğur buğur terler. Çekincenliğinden ile, güne garışmaz. Tetik: Senin tüfeğin çekinceği kırılmış.

Çekinceli : Çekincesi olan.

Çekinceme : Bir tehlike korkusuyla Birşey yapmak veya söylemekten sakınmak.

Çekincemede kalmak : Karar verememek.

Çekincesiz : Çekincesi olmayan.

Çekincik : Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri.

Çekincik yoğunluğu : Çekin yapısı içinde birim oyluma düşen ortalama çekincik sayısı.

Çekindirik : Mum içindeki fitil.

Çekindirme : Çekindirmek işi.

Çekindirmek : Çekinme işini yaptırmak.

Çekinebilme : Çekinebilmek işi.

Çekinebilmek : Çekinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Çekinge : Kaçınma, sakınca: Çekingeli davrandı.

 

Çekingen çocuk : Toplum ilişkilerinden kaçınan ve başkalarının etkinliklerine katılmak istemeyen çocuk.

Çekingence : Çekingene yakışır. (çekinge'nce) Çekingene yakışır biçimde, ürkekçe.

Çekingenleşebilme : Çekingenleşebilmek işi.

Çekingenleşebilmek : Çekingenleşme olasılığı bulunmak.

Çekingenleşme : Çekingenleşmek işi.

Çekingenleştirme : Çekingenleştirmek işi.

Çekingenleştirmek : Çekingen duruma getirmek.

Çekinği : Kararsızlık: İşinde çekinği gesterme.

Çekinip çükünmek : Bir şeye hızla vurmak için hız almak: Çekinip çükündükten sona daşa vurdu.

Çekinlerarası uzaklık : Bir özdeciğin çekinleri arasındaki uzaklıklardan her biri.

Çekinsel : Öğecik çekinini ilgilendiren.

Çekinsel mıknatıslı yankılaşım : Mıknatıs alanı altında ayrılmış çekin dönüsünün erke düzeyleri arasındaki geçişlerini, özel kıvılmıknatıslı alanlarla saptama ilkesine dayanan izgeölçüm.

Çekinsel tepkime : Çekinlerin çarpışması sonucunda çekin yapılarını değiştiren olay.

Çekinsel tepkir : Çekinsel tepkimelerden ısı, ılıncık ya da değişik yerdeşler üreten aygıt.

Çekintilik : Utangaçlık.

Gönül çekinmek : Hasret, iştiyak duymak.

Gönül çekinmesi : Hasret, iştiyak.

Hava çekincelerine karşı : Hava güvencesi ödeklerinde malların tüm dokuncalı olanaklara karşı güvencelendirilmesi deyimi.

Otozomal çekinik kalıtım : Bir otozomda taşınan homozigot çekinik mutant bir genin belirlediği karakterin kalıtım şekli. Otozomal resesif kalıtım.

Üretici çekincesi : (Nitelik denetimi) Üreticinin, üretimin bir bölümünü örneklem tasarımına göre geri çevirme çekincesi.

Yangın çekince düzeyi : Kent içinde türlü kesimlerin, yangından dokunca görme olasılığı.

Çekince : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz.

Çekingen : Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse), muhteriz.

Çekingenleşmek : Çekingen duruma gelmek.

Çekingenlik : Çekingen olma durumu.

Çekinik : Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.

Çekiniklik : Çekinik olma durumu.

Çekinilme : Çekinilmek işi.

Çekinilmek : Çekinme işine konu olmak.

Çekiniş : Çekinme işi.

Çekinme : Çekinmek işi.

Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

Çekinti : Duraksama, kararsızlık, tereddüt.

Diğer dillerde Çekin anlamı nedir?

İngilizce'de Çekin ne demek ? : nucleus, nuclide