Çekincik yoğunluğu nedir, Çekincik yoğunluğu ne demek

Çekincik yoğunluğu; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Çekin yapısı içinde birim oyluma düşen ortalama çekincik sayısı.

Çekincik yoğunluğu tanımı, anlamı

Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi

Çekincik : Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Ortalama : Ortalamak işi. Yaklaşık olarak. İki veya ikiden fazla sayının toplamının toplanan sayıların adedine bölünmesiyle elde edilen (sayı), vasati, averaj. (o'rtalama) Orta yerinden.

 

Ortalam : X kümesi verildiğinde, X üzerinde sınırlı ve gerçek değerli işlevlerden oluşan bir doğrusal dönüşümü.

Ortala : Alıcı yönetmenine, konuyu çerçevenin ortasına getirmesi için verilen komut.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Oylum : İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Diğer dillerde Çekincik yoğunluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Çekincik yoğunluğu ne demek ? : nucléon density