Yele varmak nedir, Yele varmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Heba olmak, havaya gitmek, boşa gitmek, zayi olmak, heder olmak.

Yel gibi gitmek, koşarak gitmek.

Yele varmak kısaca anlamı, tanımı

Varma : Varmak işi

Varmak : Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Kadın, evlenmek. Hoş olmayan bir sona ermek. Acımadan, çekinmeden yapmak. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Bir durumdan başka duruma geçmek.

Yele : At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan uzun kıllar. Balıklarda sırt yüzgeci.

Gitmek : Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.

Heder : Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma.

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Koşar : Malatya şehrinde, Hekimhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Gitme : Gitmek işi.

Koşa : Çift, eş, ikiz. Hep birlikte. Sulanacak tarlanın, suyun dağılmasına elverişli yüksek yerinde yapılan depo. Eğik yerlerde yüksek kısma su çıkarmak için tarla ortasına çekilen set. Binaların üstüne konan, kalın, yuvarlak sırık, mertek, düver. Sınırdaş, yan yana. Av tüfeği, çifte. Mutlu ol anlamında bir deyim : Koşa yaşa!. Her bakımdan birbiriyle ilgili iki dizeden kurulmuş divan koşuk birimi: / Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Kanuni (Muhibbi) / Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde bk. koşuk.

Zayi : Kaybolma, yitme. Yok olmuş, elden çıkmış, mahvolmuş. İşe yaramayan, yararsız, boş. Kayıp.

 

Hede : Haydi.

Olma : Olmak işi.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Heba : Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Yel : Rüzgâr. Romatizma ağrısı. Kalın bağırsaktaki gaz.

Diğer dillerde Yel yutanlık anlamı nedir?

İngilizce'de Yel yutanlık ne demek ? : wind-sucking