Yeniden kuruş nedir, Yeniden kuruş ne demek

Yeniden kuruş; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Herhangi gerçek bir görünçlüğün, sonradan alıcı önünde tüm gerçeğiyle canlandırılması.

Gerçekte var olan bir bezemi, tüm ayrıntılarıyla işlikte kurma.

Yeniden kuruş anlamı, tanımı

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun

Kuruş : Liranın yüzde biri değerinde Türk parası. Kurma işi.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Canlandırılma : Canlandırılmak işi.

Ayrıntılar : Bir nesneden faydalanılması, işletilmesi ya da korunulması için o nesne ile süresiz beraber bulunan dağınık küçük bölüntüler.

 

Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

Var ola : Olsa gerek.

Ayrıntı : Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

Görünç : Görülmeğe değer herhangi bir şey. Bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.

Bezem : Bir film görünçlüğünde ya da televizyon izlencesinde belirli bir çevreyi yansıtmak amacıyla kullanılan ve görünçlük donatımı dışında yer alan doğal ya da yapma nesnelerin, yapıların tümü. Özellikle sınırlı bir çevrede yapma olarak gerçekleştirilen bu çeşit nesneler, yapılar, çatmalar.

İşlik : Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. [Bakınız: işyeri]. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

 

Görün : Mezar, mezarlık.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kurma : Kurmak işi. Prefabrik.

Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Yeniden kuruş anlamı nedir?

İngilizce'de Yeniden kuruş ne demek ? : reconstruction