Yester türkçesi Yester nedir

Yester ile ilgili cümleler

English: "When did you return?" "I came back the day before yesterday."
Turkish: "Ne zaman döndün?" "Ben önceki gün geri döndüm."

English: "I'll do it tomorrow." "You said that yesterday!"
Turkish: "Bunu yarın yapacağım." "Bunu dün söyledin!"

English: "Did you see yesterday's soccer game?" "Of course I did!"
Turkish: "Dünkü futbol maçını izledin mi" "Tabii ki izledim!

English: A big earthquake occurred in India yesterday.
Turkish: Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.

English: A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday.
Turkish: Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

Yester ingilizcede ne demek, Yester nerede nasıl kullanılır?

Yester year : Geçen sene.

Yesterday : Dün. Dünen.

Yesterday afternoon : Dün öğleden sonra.

Yesterday evening : Bugünden önceki günün akşamı. Dün akşam. Bu akşamdan önceki akşam.

Yesterday morning : Bugünden önceki günün sabahı. Dün sabah. Bu sabahtan önceki sabah.

Yesterdays : Geçmiş.

Yestereve : Dünün akşamı. Dün akşam.

Yesteryears : Mazi. Önceki sene. Geçen yıl. Geçmiş yıl (yesterday {dün, geçmiş gün} gibi).

Yestermorning : Dün sabah.

 

Born yesterday : Naif. Daha dün doğmuş. Masum. Enayi. Çok kolay aldatılabilen. saf. Dünkü çocuk. Saf.

İngilizce Yester Türkçe anlamı, Yester eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yester ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intrude : Haksız olarak müdahale etmek. Zorla içeriye sokmak. Davetsiz gelmek. İzinsiz girmek. İzinsiz ya da davetsiz girmek. Zorla sokulmak. Rahatsız etmek. İstenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek. Zorla sokmak. Zorla girmek.

Turn in : Yatağa yatmak. Yatmaya gitmek. İçeriye doğru çevirmek. İade etmek. Geri vermek. İçe dönüş. Yatmak. Teslim etmek. İhbar etmek. İçine kıvırmak.

Missive : Uzun mektup. Resmi mektup. Tezkere. Mektup.

Transitional : Hareket eden. Çevrilebilir. Transisyonel. Dönüştürülebilir. Transisyonal. Geçişli. Geçişle ilgili. Muvakkat.

Line : Düzdizim çizgisi. Astarlamak. Çizmek. Dizmek. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Sürütme oltaları. Kırıştırmak. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Çizgi.

Permeate : Süzüntü. Geçmek. Nüfuz etmek. İçine işlemek. Yayılmak. Süzmek. Sızmak. Sinmek.

Mail : Posta. Postalamak. Postayla göndermek. Posta ile göndermek. Postaya atmak. Taşıtlara kapalı cadde. Zırh. Postaya vermek.

Walk in : Rezervasyon yaptırmadan bir tesise ya da kuruma gelen müşteri. Ayrı girişi olan. Geniş. İçeriye girmek. İçeri girmek. Girmek. İçine girilebilen.

 

Elapsed : Biten. Geçen süre. Akıp gitmek. Geçmek. Tamamlanan.

The other : Başka türlü. Öteki. Öbür. Gayri. Sonraki. Başka. Sair. Diğer.

Yester synonyms : open letter, personal letter, crank letter, intrude on, obtrude upon, out in, fan letter, take water, dead mail, encyclical letter, file in, encyclical, correspondence, other, textual matter, letter of intent, board, document, former, passed, get in, come in, inexperienced, name and address, transitive, go in, chain letter, round robin, aerogram, text, covering letter, ps, irrupt.

Yester zıt anlamlı kelimeler, Yester kelime anlamı

Undock : Gemiyi havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. Çıkar. Havuzdan çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak.

Pop out : Dışarı çıkmak. Ağızdan kaçmak. Atmak. Aniden çekip gitmek. Yırtık dondan çıkmak. Yuvasından fırlamak (göz). Birdenbire çıkmak. Fırlamak.

Exit : Çıkmak. Vefat. Çıkıp gitmek. Sahneden çıkmak. Gitmek. Çıkış yeri. Çıkış. Ölmek. Çıkma.

Yester antonyms : get off, file out, worse.

Yester ingilizce tanımı, definition of Yester

Yester kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Last. Last past. Of or pertaining to yesterday. Next before.