Yugacı nedir, Yugacı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Loğ taşını yürütmek için kullanılan çatal ağaç.

Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir.

Yugacı anlamı, tanımı

Yuga : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir

Yugacı demiri : Loğ taşını iterek yuvarlamak için kullanılan demir gereç.

Yugacı taşı : Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir.

Pekiştirmek : Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek.

Pekiştirme : Pekiştirmek işi.

Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

Loğ taşı : Toprak damlarda, yollarda toprağı ezmek için kullanılan taş silindir. [Bakınız: loğ].

Düzlemek : Düz duruma getirmek, tesviye etmek.

 

Yürütmek : Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak. Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak. Gerektiği gibi yapmak, uygulamak. Habersiz olarak almak, çalmak. Kabul edilmesi ya da tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek. İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak.

Düzleme : Düzlemek işi, tesviye.

Yürütme : Yürütmek işi. Uygulama işi, icra. Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi.

Düzlem : Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Topra : Torba.

Pekiş : Çamursuz, kuru, sert yer.

Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Sili : Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Peki : Evet. Pekâlâ.

Diğer dillerde Yuga alveolarya anlamı nedir?

İngilizce'de Yuga alveolarya ne demek ? : juga alveolaria