Yumuşak ünsüz nedir, Yumuşak ünsüz ne demek

Yumuşak ünsüz; bir dil bilgisi terimidir.

  • Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan, titreşimli ses veren ünsüz, titreşimli ünsüz, sürekli ünsüz, ötümlü ünsüz, tonlu ünsüz, sedalı ünsüz: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, v, y, z

Gramer anlamı:

[Bakınız: tonlu ünsüz]

Yumuşak ünsüz anlamı, tanımı:

Yumuşak : Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Sessiz, hafif. Okşayıcı, tatlı, hoş. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kolaylıkla işlenebilen.

Ünsüz : Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ses, sessiz, sessiz harf, konson, konsonant. Ünü olmayan, şöhretsiz.

Ciğer : Yürek, iç. Akciğerlerle karaciğerin ortak adı. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım.

Havan : Tütün kıyma makinesi. Havan topu. İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap.

 

Sivri : Ucuna doğru gittikçe incelen. Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut.

Kapalı : Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Gizli, saklı. Açık olmayan (giyecek). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. İçe dönük yaradılışta olan. Başı örtülü (kadın). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Geçilmez durumda olan. Bulutlu, karanlık (hava).

Engel : Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

Çarpma : Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Çarpmak işi. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp.

Titreşimli : Titreşim yapan veya titreşim oluşturan. Yumuşak.