Zemzem nedir, Zemzem ne demek

Zemzem; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Kâbe yakınında bulunan bir kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu, zemzem suyu

"Zemzem" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yavrum, hakkını helal et, ağzıma zemzem getir!" - S. M. Alus

Zemzem isminin anlamı, Zemzem ne demek:

Kız ismi olarak; Kâbe çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu.

Yerel Türkçe anlamı:

Zemzem suyu

Zemzem hakkında bilgiler

Zemzem (Arapça: زمزم, zemzem; Türkçe: Dur Dur), Hemze, Tayyibe, Tahire, Şarabü'l-Ebbar olarak da bilinen, Mekke'de Harem-i Şerif'te bulunan kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu.

Hac görevi yerine getirilirken, veda tavafından ve iki rekat namazdan sonra Kabe'ye bakarak zemzem içmek ve kendi üstüne dökmek sünnettir. Şifa verici bir özelliği olduğu yolunda söylenenler zemzeme daha büyük bir önem verilmesine yol açmıştır. Bu nedenle hacılar Mekke'den ayrılırken armağan olarak vermek üzere yanlarında zemzem götürürler. Ziyarete gelenlere ikram edilen zemzem kıbleye dönülerek ayakta ve besmeleyle içilir.

Zemzem anlamı, tanımı:

Kuyu : Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu. Toprağa kazılan derince çukur. İçinden çıkılamayan durum veya yer.

 

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse. Doğru, haktan ayrılmaz kimse.

Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

Zemzem kuyusuna işemek : Ünlü olsun, adı anılsın diye herkesi iğrendirip kızdıran kötü bir iş yapmak.

Zemzemle yıkanmış olmak : Biri, ötekine göre çok iyi nitelikte olmak.

Zemzem suyu : Zemzem.

Zemzem suyu ile yıkanmak : Hiçbir suçu veya günahı olmamak.

Yakın : Uzak olmadan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmayan yer. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Harem : Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. İşlev. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Getiri : Yarar. Faiz. Kazanç.

Veda : Ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme.

Zemzeme : Öteberi, ufak tefek gereç.

Zemzemiye : Bilecik şehri, Söğüt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.