Harem nedir, Harem ne demek

Harem; bir tarih terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Harem" ile ilgili cümleler

  • "Harem, ihtiyar hatunların bembeyaz patiska sedirli küçük köşe odalarında kalmıştı." - F. R. Atay
  • "Gelen doktormuş, bizim doktor Hüsnü Bey. Haremim hastalanmış da." - R. H. Karay

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Müslüman ölkelerde yalnız kadınlara ayrılan ve yabancı erkeklerin girmesi yasak olan bölüm.

Tarih'teki anlamı:

Eskiden saray ve konaklarda yalnız kadınlara ayrılan bölüm.

İngilizce'de Harem ne demek? Harem ingilizcesi nedir?:

gynaeceum

Harem hakkında bilgiler

Harem (Osmanlı Türkçesi:الحريم من أنا همايون, Harem-i Hümayun) lûgatte korunan, mukaddes ve muhterem yer anlamına gelir. Ev, konak ve saraylarda genellikle iç avluya bakacak bir şekilde planlanan, hane kadınlarının yabancı erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdürdükleri kısımdır. Burada yaşayan kadınlara da harem deniyor olması, bazı yorumlara göre İslamiyet'in hicap anlayışının bu bölümlere, hane kadınlarıyla belirli bir kan bağı dışında kalan erkeklerin (nâmahrem) girişini yasaklamasından kaynaklanır.

 

Harem anlamı, tanımı:

Saray : Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı. Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı. Devlet başkanı ve çevresi. Görkemli ve gösterişli yapı. Van iline bağlı ilçelerden biri. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri.

Konak : Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Konakçı. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Gözde oluşan ince tabaka. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.

Kadın : Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Harem ağası : Osmanlı saraylarında ve büyük konaklarda haremle selamlık arasında hizmet gören zenci köle, hadım ağası.

Harem kahyası : Haremin alışverişine bakan erkek görevli.

Harem selamlık : Kadın ve erkeğin ayrı ayrı oturması. Kadın ve erkeğin ayrı ayrı oturduğu yer.

Harem selamlık olmak : Bir yerde kadın erkek ayrı oturmak.

Haremeyn : Müslümanlarca kutsal sayılan Mekke ve Medine şehirleri.

Haremlik : Karılık, eşlik.

Selam : Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba.

 

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Hüma : Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Mukaddes : Kutsal.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Karı : Yaşlı, ihtiyar. Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın.

: Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı. Aynştaynyum elementinin simgesi.

Harema : Yumuşak yapı taşı.

Haremağası : Eski Roma, Abbasî, Memluk ve Osmanlı saraylarında ve büyük konaklarda harem bölümünü korumak ve türlü hizmetlerini görmekle yükümlü olan erkekliği giderilmiş zenci görevli. Haremağaları şu aşamalardan geçerlerdi: en aşağı, acemi ağa, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı ya da hasırlı, yayla başgulamı, Yenisaray başkapı gulamı. Daha da yükselebilirlerse Eskisaray başkapı gulamı ve sonunda kızlarağası olurlardı.

Haremeyn şeyhi : Halifenin Mekke ve Medine'de bulundurduğu görevli. Şam valisinin sanı.

Haremici : Yaramazlık yapan, sağa sola zarar veren çocuk: Bizim çocuklar ne kadar haremici oldular. Evde ocakta bir şey koymuyorlar; kırıp geçiriyorlar.

Haremlik selamlık : bk. harem selamlık.

Haremtepe : Rize kenti, Çayeli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Harem anlamı nedir?

İngilizce'de Harem ne demek? : n. part of a Muslim dwelling set aside for the women, seraglio; all the women who live in a harem; female members of a Muslim household

n. harem, seraglio, part of a Muslim dwelling set aside for the women; all the women who live in a harem; female members of a Muslim household; Turkish palace

n. harem, part of a Muslim dwelling set aside for the women, seraglio, all the women who live in a harem

Fransızca'da Harem : [le] harem dairesi; harem

Almanca'da Harem : n. Harem

Rusça'da Harem : n. гарем (M)