Zikir nedir, Zikir ne demek
Zikir; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Anma, söyleme, sözünü etme

- Bir tarikata bağlı olanların Tanrı'nın adını art arda söylemesi.
"Zikir" ile ilgili cümle
- "Zikir çekmek."
Yerel Türkçe anlamı:
Sallantılı incili yüzük
Dere önüne yapılmış olan bent.
Zikir isminin anlamı, Zikir ne demek:
Erkek ismi olarak; Anma, anılma. Bildirme. Kur'an-ı Kerim.
Zikir hakkında bilgiler
Zikir, hatırlamak, anmak, zihinde tutmak, unutmamak anlamına Kur’an kaynaklı bir terimdir. Tasavvufta zikir kendisine sıklıkla atıf yapılmış olan bir kavramdır.
Kur'an'ın birçok yerinde geçen zikir kavramı, Allah ile kul arasındaki iletişimi ifade eden bir anlama sahiptir. Kur'an'da anma, yad etme, hatırlama (12:85); şükretme, hatırda tutma (2:40,47); diline dolama (21:36, 60); anlama, akletme, düşünme, ibret alma (6:80, 126; 7:57); ün, şan, kendisi ile bilinen, izzet kazanılan şey (94:4); öğüt verme, öğüt alma (3:7; 13:19; 37:13) şeklinde kullanılmıştır.
Tasavvufta her şartta ve durumda Allah'ın varlığını beyninde ve kalbinde hissetme hâli olarak yorumlanır. Buna göre Kur'an kendisini ez-Zikr şeklinde isimlendirerek vahyin kendisini hatırlatıcı olarak tanımlamıştır. Bu kavrayışa göre zikir konuşma ve vücut hareketleriyle yapılmış olan pratiklerden öte bir anlama sahiptir.
Tarikatların pratiğinde Allah'ı çok anıp, azâmetini düşünmek ve Esma-ül Hüsnasını okuyup tefekkür etmek zikir olarak nitelenir. Tarikat meclislerinde sık sık zikir toplantıları yapılır. Zikir tarikata göre ya da mürid'in haline ve derecesine göre Cehrî (sesli) veya Hafî (sessiz) olur.
Zikir anlamı, kısaca tanımı:
Anma : Anmak işi, yâd. Ölmüş bir insanı hatırlamak için yapılmış olan tören, ihtifal.
Tarikat : Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri.
Zikri geçmek : Anılmak, adı geçmek.
Zikredilmek : Adı anılmak.
Zikretmek : Okunması âdet olan duaları ve Kur'an ayetlerini sürekli tekrarlamak. Adını söylemek, sözünü söylemek, anmak.
Zikrolunmak : Adı geçmek, söylenmek.
Söyleme : Söylemek işi.
Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.
Arda : İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
Hatırlamak : Anımsamak.
Anmak : Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Bir armağanla birinin gönlünü almak. Adlandırmak.
Zihin : Bellek, an. Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü. Anlayış, kavrayış. Bilinç, dimağ.
Tutmak : Avlamak. İş görebilmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Elde bulundurmak, ele almak. Yaklaştırmak. Kullanmak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Varsaymak, farz etmek. Başlamak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Bir kimsenin yerini almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Alacağa veya vereceğe saymak. İzlemek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Kapatmak, sarmak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Sarmak, bürümek. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Beklenen sonucu vermek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Bırakmamak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Sunmak. Bağlamak. Hedef olarak almak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. İşgal etmek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Benimsemek, beğenmek. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Bir şey düşünmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Uğramak. Ele geçirmek, yakalamak. Kaplamak.
Etme : Etmek işi.
Zikir mıhı : Büyük demir çivi.
Diğer dillerde Zikir anlamı nedir?
Almanca'da Zikir : Erwähnung

Bu kısımda Zikir nedir? Zikir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zikir tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zikir hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.