Zoom to türkçesi Zoom to nedir

  • Oran.
  • Büyüt.
  • Yakınlaştır.

Zoom to ingilizcede ne demek, Zoom to nerede nasıl kullanılır?

Zoom : Zoom yapmak. Fırlamak. Zum yapma. Vın diye geçmek. Yakınlaştırmak. Birden yükselme. Zum yapmak. Vınlamak. (uçak) gürültü ile dikine yükselmek. Yoğunlaşmak.

To : Karşı. Kadar. -e kadar. -e göre. E doğru. Ya. İle. -mek -mak (mastar). Oranla. E.

Zoom box : Büyütme gözü.

Zoom by : Hızlıca geçmek. Yanından hızlı geçmek. Çabucak geçmek.

Zoom control : Yakınlaştırma denetimi.

Zoom factor : Yaklaştırma katsayısı.

İngilizce Zoom to Türkçe anlamı, Zoom to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zoom to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Percentage : Hisse. Pay. Yüzdesi. Komisyon. Yüzde oranı. Sınıfsal ölçümlü verilerde en çok kullanılan istatistiklerden biri olup her kategoriye ait sıklık sayısının toplama oranının yüzdeyle ifadesi. Yüzdelik. Yüzde. Doz.

Zoom in : Yakınlaştırmak. Mercek öne. Yaklaş. Yaklaştırma. Zum yapmak. Yaklaştırmak. Büyütmek. Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır. Darlaştır.

Correlation : Bağıntı. İki oluşuk ya da ayrı bölgelerdeki katmanbilgisi birimlerinin taşılbilim ve fiziksel özellikleriyle yerbilim yaşlarında ve katmanbilgisi durumlarında eşdeğerlik olduğunun belirtilmesi. İki niceliğin birbirine karşılıklı bağlı olma ölçüsü. Değişimli ünsüzler. İlişki. Nispet. Bağlantı. Bağlılaşım. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi. korelasyon.

 

Magnification : Büyütüm. Büyütme. Büyültme. Magnifikasyon. İncelenen örneğin büyüklüğü ile mikroskopta elde edilen görüntünün büyüklüğü arasındaki oran. magnifikasyon. Bir nesnenin, bir ışıksal aygıtta oluşan görüntüsünün büyüklüğünün nesnenin büyüklüğüne oranı. Obje görüntüsünün, film üzerinde gerçek büyüklüğünden daha büyük olarak oluşumu sonucu oluşan biçim bozukluğu. Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Measure : Ölçme jüyesi. Ölçüm. Ölçüsünde olmak. Ölçü. Ölçme aygıtı. Süzmek. Önlem. Tedbir. Tartmak.

Quotient : Bir sayının diğeriyle bölünmesi sonrası elde edilen sayı. Bölüm. Bölüntü. Bölüm (matematik terimi).

Ratios : Orantı. Rasyo.

Ratio : Nisbet. Rasyo. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nispet. Hız. Orantı. İncelenen nüfusta belli bir sürede görülen iki olaydan birinci olay sayısının ikinci olay sayısına bölünmesiyle elde edilen değer. İki değerin birbirine bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm.

Incidence : Bir olayın belli bir toplulukta belirli süre içerisindeki görülüş sayısı, insidans. İnsidans. Yansıma. Vaka. Tekrar oranı. Bir şeyin meydana gelmesi. Epidemiyolojide, belirli bir zamanda yeni hastalık vakalarının sayısı, prevalansın aksine bir oran ölçüsü. belirli bir popülasyonda hastalık vakalarının görülme sıklığı. Sıklık. Etki alanı.

 

Proportion : İki niceliğin bölümü. Kısım. Nispet. Bir toplulukta özel bir durumun toplum sayısına bölünmesiyle hesaplanan epidemiyolojik olaylardaki bir matematiksel ölçüm. Tenasüp. Orantılı hale getirmek. Nicelik. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orantı kurmak. Orantılamak.

Zoom to synonyms : percentages, incidences, proportions, magnifications, rating, quotients, rate.