Zooms türkçesi Zooms nedir

  • Fırlamak.
  • Zum yapma.
  • Birden yükselmek (uçak).
  • Zumlamak.
  • Vınlamak.
  • Vın diye geçmek.
  • Rüzgar gibi gitmek.
  • Birden yükselme.
  • Yoğunlaşmak.
  • Zoom yapmak.
  • (uçak) gürültü ile dikine yükselmek.
  • Zum yapmak.

Zooms ingilizcede ne demek, Zooms nerede nasıl kullanılır?

Zoom box : Büyütme gözü.

Zoom by : Hızlıca geçmek. Çabucak geçmek. Yanından hızlı geçmek.

Zoom control : Yakınlaştırma denetimi.

Zoom factor : Yaklaştırma katsayısı.

Zoom in : Alıcı yönetmenine, optik öne kaydırma yapması için verilen komut. Yaklaştırma. Büyütmek. Yakınlaştırmak. Mercek öne. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Optik yaklaştırma. Yakından bakmak. Büyütme. Zum yapmak.

Current zoom : Geçerli yakınlaştırma. Geçerli ölçek.

Zoom to : Oran. Büyüt. Yakınlaştır.

Zoom out : Uzaklaştırmak. Resim çekerken küçültmek. Küçültmek. Küçültme. Uzaklaş. Uzaklaştırmak uzaktan bakma. Kendinden geçmek. Kendini kaybetmek. Uzaklaştırma. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Automatic zoom : Motorla çalışan değişir odaklı mercekle yapılan kaydırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Otomatik kaydırma. Otomatik zoom. Özdevinimli kaydırma.

Motorized zoom lens : Motorla çalışan değişir odaklı mercekle yapılan kaydırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özdevinimli kaydırma.

 

İngilizce Zooms Türkçe anlamı, Zooms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zooms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dart : Atılmak. Atmak. Cirit. Ok gibi fırlamak. Çıkarıvermek. Fırlama. Klasik balenin yedi dans hareketinden biri olan ileriye fırlama. Sıçramak. Vın diye geçip gitmek.

Suite : Maiyet. Devamı (roman). (mobilya) takım. Oda takımı. Suit. Süit. Birkaç odalı daire. Daire. Suit oda. Takım.

Whizz : Erbap. Çok yetenekli kimse. Becerikli. Vızlamak. Vızıltı. Suyunu almak. Harika. Vızıldamak. Vınlama.

Hot up : Tahrik olmak. Isıtmak. Heyecanlandırmak. Kızışmak. Hareketlenmek. Daha sağlam olmasını sağlamak. Isınmak. Heyecanlanmak. Kuvvetlendirmek.

Bolted : Kaçmak. Elemek. Demirli. Cıvata ile tuttur. Tüymek. Sürgülü. Tıkınmak. Çekilmek (partiden). Süzmek. Çiğnemeden yutmak.

Centres : Merkezde toplamak. Ortaya gelmek. Ortaya yerleştirmek. Merkezde toplanmak. Çevresini dönüp dolaşmak. Konsantre olmak. Ortalamak.

Break : Açıklık. Yenmek. Çözmek. Mahvetmek. Parçalanmak. Çatlatmak. Teneffüs. Tutmamak. Şans. Ağarmak.

Hurry : Hızlan. Sıkıştırmak. Koşmak. Çabuk. Aceleyle götürmek. Hız vermek. Aceleye getirmek. Telaş. Acele ettirmek. Acele.

Swooshes : Nike logosu. Hızla savrulan şeyin çıkardığı ses.

Zooms synonyms : travel rapidly, whizz along, zoom along, densifies, zoom in on something, flat, ripler, break away, boomed, swishes, densify, bounces, condenses, sing, zoomed, zoom, centred, sang, swish, boom, breaks, centralise, intensify, concentrate on, zoom in, swoosh, zip, zings, rip, whir, swooshing, zing, swooshed.

Zooms zıt anlamlı kelimeler, Zooms kelime anlamı

Fall : Kötü yola düşmek. Tam yerine denk gelmek. Düşme. Yatağa düşmek. Düşüş göstermek. Düşmek. Aşağı sallanmak. İşgal edilmek. Yağmak. Karanlık bastırmak.