Çamaş nedir, Çamaş ne demek

Çamaş; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Ordu iline bağlı ilçelerden biri

Çamaş hakkında bilgiler

Çamaş, Ordu iline bağlı bir ilçe.

Çamaş ve yöresi Ordu İlinin eski bir yerleşme bölgesidir. Çamaş yöresi tarihinin MÖ 3. yüzyıla kadar indiği bilinmektedir.

Çamaş adının, 1485'lerden evvel Tımar Beyliği yaptığı bilinen Mehmet ÇAMAŞ Bey'in adından dolayı verildiğini tarih kitapları yazar. Danişmentli Beyliği sonrası dönemde, Osmanlı Devletinin idari teşkilatı kayıtlarında Ordu İlinin Perşembe, Ulubey Hapsamana, Aybastı bucakları arasında Çamaş Bolaman Nahiyesi adına rastlanmaktadır.1800'lü yıllara ait Osmanlı arşivlerinde Mehmed Çamaş Bey soyundan gelen Hacı Alizadeler (Çamaş Ailesi) bölgenin yönetiminde söz sahibidir.Hacı Alizade Hasan Ağa'nın ahali vekili olduğu ve Hacı Alizade Mehmed Bey'in Kaza Müdürü olduğu bilgisine rastlanmaktadır.Daha sonra Çamaş , Bolamanla birlikte 1850 yılına kadar "Çamaş Bolaman Nahiyesi" adıyla bir merkezden idare edilmiştir.Son dönemde Osmanlı Tımar sistemi bozulduğunda yerine İltizam sistemi gelmişti , 1908 yılına ait bir kayıttan anlaşıldığı kadarıyla Çamaş ve buna bağlı 12 köyün aşar vergisi mütegallibeden Hacı Alizade Osman Ağa ile Hacı Alizade Abdullah Beyler tarafından toplanmaktaydı.Bu kayıtlarda Osman Ağa ve Abdullah Bey'in unvanları Çamaş Kazası Aşar Mültezimi olarak geçmektedir.Ordu'nun en büyük konağı olan Cevat Bey Konağı , Hacı Alizade Osman Ağa tarafından yaptırılmıştır.Yine 1811 yılında inşaa edilen Tarihi Külekçi Camii de Hacı Alizadeler tarafından yaptırılmıştır.

 

1930 yılında ise Çamaş ayrı bir bucak haline gelmiş ve Ordu Merkez İlçesine bağlanmıştır. 1944 yılında ise köyleriyle birlikte Fatsa ilçesine bağlanarak belde olmuştur. Bugünkü Çamaş ilçesi sınırları içinde kalan bölgede, 1971 yılında Sarıyakup Belediyesi, 14 Şubat 1975 tarihinde Çamaş Belediyesi kurulmuştur. 17 Mart 1985 yılında her iki belediye "ÇAMAŞ BELEDİYESİ" adı altında birleştirilmiş, sonrasında 20 Mayıs 1990 tarih ve 20423 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 Sayılı Kanunla Çamaş İlçesi adıyla ilçe olmuştur.Şimdi ki Nüfusu (2014) 10,403 tür.

Çamaş ile ilgili Cümleler

  • Ali oturma odasında oturmuş, çamaşırları katlıyordu.
  • Ali Mary'ye çamaşırda yardım etti.
  • Ali Mary'nin çamaşırları katlamasına yardım etti.
  • Ali çamaşırları katlarken oturma odasında oturuyordu.
  • O çamaşır makinesini monte ediyor.
  • Jale çamaşır asıyor.
  • Çamaşır makinesi biraz bozuk.
  • Çamaşır bekleyebilir.
  • Çamaşır makinesi bozuk.
  • Ali çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.
  • Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.
  • Çamaşır makinası muhteşem bir icat.
  • Çamaşır makinenizi nasıl buluyorsunuz?
  • " Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil."

Çamaş anlamı, tanımı:

 

Ordu : Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Çok sayıda insan, kalabalık. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Çamaşır : Kirli eşyaları yıkama işi. İç giysisi.

Çamaşır azgını : Çok yıkanmaktan dolayı hırpalanmış, eskimiş, örselenmiş.

Çamaşır deterjanı : Çamaşırların temizlenmesini sağlayan kimyasal bileşim.

Çamaşır dolabı : Çamaşır saklamada kullanılan çekmeceli dolap.

Çamaşır ertesi olmak : Çamaşır yıkamaktan aşırı yorulup hasta olmak.

Çamaşır ipeği : Nakış yapmakta kullanılan ipek iplik.

Çamaşır ipi : Kurutmak için üzerine çamaşır asılan ip veya tel.

Çamaşır kazanı : İçinde çamaşır kaynatılan kazan.

Çamaşır leğeni : İçinde çamaşır yıkanan, metal veya plastikten yapılmış geniş kap.

Çamaşır makinesi : Çamaşır yıkamaya yarayan araç.

Çamaşır mandalı : Kuruması için asılmış çamaşırları ipe sıkıca tutturmak amacıyla kullanılan küçük, tahta veya plastik kıskaç.

Çamaşır sabunu : Çamaşır yıkama işinde kullanılan sabun.

Çamaşır sepeti : Kirli veya yıkanmış çamaşırların içinde toplandığı sepet.

Çamaşır sodası : Beyaz çamaşırların yoğun veya asitli kirlerini eritmek için kullanılan sodyum karbonat.

Çamaşır suyu : Çamaşırların beyazlamasını ve kolayca temizlenmesini sağlayan kimyasal birleşimli su.

Çamaşır takımı : Fanila, atlet ve dondan oluşan iç giyim.

Çamaşırcı : Para ile başkalarının çamaşırını yıkayan kimse.

Çamaşırcılık : Çamaşırcının yaptığı iş.

Çamaşırhane : Çamaşırlık.

İç çamaşırı : Fanila, külot, sütyen gibi tene, içe giyilen giysi.

Kirli çamaşır : Kirlenmiş giyecek. Yasal olmayan, saklı, gizli iş.

Kirli çamaşırlarını ortaya dökmek : Birinin ayıp, kusur veya suçlarını açıklamak, söylemek.

Yöre : Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Tarih : Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı. Tarih dersi. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı.

Yüzyıl : İçinde yaşanılan zaman. Yüzyıllık süre, asır. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

Bilinmek : Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek.

Tımar : Binek hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak. Ağaç bakımı. Yara bakımı.

Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.